Atakom
Serena
başman
acapulco

CTP'den İnsan Hakları Günü Açıklaması

GÜNCEL 10.12.2025 - 19:26, Güncelleme: 10.12.2025 - 19:26
 

CTP'den İnsan Hakları Günü Açıklaması

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), insan hakları ihlallerinin derinleştiği bir dönemde kapsamlı bir açıklama yaparak “onurlu yaşam ve eşit yurttaşlık” vurgusu ile mevcut düzene karşı köklü değişim çağrısında bulundu.
CTP, insan haklarını toplumun birlikte yaşama iradesinin temeli ve demokrasinin güvencesi olarak gördüğünü ifade ederek, Kıbrıs’ın kuzeyinde temel hakların sistematik şekilde ihlal edildiğini belirtti. Parti açıklamasında, özellikle kamusal sağlık sistemindeki çöküş, tamamlanamayan Girne ve Güzelyurt hastanelerinin halkın sağlık hakkına doğrudan zarar verdiği vurgulandı. İlaç krizleri, altyapı yetersizlikleri ve sağlık hizmetlerine erişimdeki engellerin “yaşam hakkını tehdit eder noktaya geldiği” kaydedildi. Eğitimde fırsat eşitsizliği de raporda öne çıkan başlıklardan biri oldu. Okulların fiziksel güvensizliği, altyapı sorunları ve özel gereksinimli bireylere yönelik destek eksikliğinin çocukların yaşam hakkını zedelediği belirtildi. CTP, toplumsal cinsiyet eşitliğinin gerilediğini, kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarında devlet mekanizmalarının işlememesinin sosyal devletin çöküşünü gözler önüne serdiğini ifade etti. Küçük yaşta suça sürüklenen çocuk sayısındaki artış da bu çöküşün “acı bir göstergesi” olarak nitelendirildi. Açıklamada, basın özgürlüğünün baskı altında olduğu da vurgulandı. Gazetecilerin dava ve polis soruşturmalarıyla hedef alınmasının yanı sıra, gazeteciler ve iş insanlarının yurtdışı kaynaklı suç örgütleri tarafından tehdit edilmesi “kişi güvenliğinin ortadan kalktığı” şeklinde değerlendirildi. CTP, insan kaçakçılığı ve ticaretinin görünmez bırakılan en ağır insan hakkı ihlallerinden biri olduğunu belirterek, özel sektörde on binlerce emekçinin düşük ücret, kayıt dışılık ve denetimsiz çalışma koşullarına mahkûm edildiğini kaydetti. Bu durumun “insan onuruna aykırı” olduğu vurgulandı. Derinleşen yoksullaşma, elektrik, gıda ve kira gibi temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştırarak geniş kesimleri krize sürüklüyor. Açıklamada, sosyal devletin halkı yoksulluğa terk eden değil, temel ihtiyaçlara erişimi güvence altına alan bir model olması gerektiği ifade edildi. Çevresel tahribatın da yaşam hakkını tehdit eder boyuta ulaştığı belirtilerek, dere taşkınları, altyapıdaki başıboşluk ve kontrolsüz inşaat politikalarının toplumun geleceğini tehlikeye attığı vurgulandı. Fahiş kira artışlarının ise barınma hakkını ortadan kaldırdığına dikkat çekildi. Trafik güvenliğinin sağlanamaması ve artan ölümlü kazalar, toplumsal güvenliğin çöktüğünün bir diğer göstergesi olarak açıklamada yer aldı. CTP, tüm bu tablo karşısında “hak odaklı bir ülke yönetiminin hem mümkün hem de zorunlu” olduğunu belirterek, insanların özgürce, güvende, sağlıklı ve onurlu bir yaşam sürdüğü demokratik düzeni kurma sorumluluğunu üstlendiklerini açıkladı. Açıklamanın sonunda şu ifadeye yer verildi: “Bu ülkenin geleceği; insan onurunun korunduğu, sağlık ve eğitim hizmetlerinin eşit ulaştırıldığı, çevrenin ve yaşam alanlarının korunduğu, yolsuzluğun değil adaletin hüküm sürdüğü bir toplumsal düzenle mümkündür. CTP, bu düzeni kurma kararlılığındadır.” CTP Basın Bürosu – 10.12.2025  
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), insan hakları ihlallerinin derinleştiği bir dönemde kapsamlı bir açıklama yaparak “onurlu yaşam ve eşit yurttaşlık” vurgusu ile mevcut düzene karşı köklü değişim çağrısında bulundu.

CTP, insan haklarını toplumun birlikte yaşama iradesinin temeli ve demokrasinin güvencesi olarak gördüğünü ifade ederek, Kıbrıs’ın kuzeyinde temel hakların sistematik şekilde ihlal edildiğini belirtti.

Parti açıklamasında, özellikle kamusal sağlık sistemindeki çöküş, tamamlanamayan Girne ve Güzelyurt hastanelerinin halkın sağlık hakkına doğrudan zarar verdiği vurgulandı. İlaç krizleri, altyapı yetersizlikleri ve sağlık hizmetlerine erişimdeki engellerin “yaşam hakkını tehdit eder noktaya geldiği” kaydedildi.

Eğitimde fırsat eşitsizliği de raporda öne çıkan başlıklardan biri oldu. Okulların fiziksel güvensizliği, altyapı sorunları ve özel gereksinimli bireylere yönelik destek eksikliğinin çocukların yaşam hakkını zedelediği belirtildi.

CTP, toplumsal cinsiyet eşitliğinin gerilediğini, kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarında devlet mekanizmalarının işlememesinin sosyal devletin çöküşünü gözler önüne serdiğini ifade etti. Küçük yaşta suça sürüklenen çocuk sayısındaki artış da bu çöküşün “acı bir göstergesi” olarak nitelendirildi.

Açıklamada, basın özgürlüğünün baskı altında olduğu da vurgulandı. Gazetecilerin dava ve polis soruşturmalarıyla hedef alınmasının yanı sıra, gazeteciler ve iş insanlarının yurtdışı kaynaklı suç örgütleri tarafından tehdit edilmesi “kişi güvenliğinin ortadan kalktığı” şeklinde değerlendirildi.

CTP, insan kaçakçılığı ve ticaretinin görünmez bırakılan en ağır insan hakkı ihlallerinden biri olduğunu belirterek, özel sektörde on binlerce emekçinin düşük ücret, kayıt dışılık ve denetimsiz çalışma koşullarına mahkûm edildiğini kaydetti. Bu durumun “insan onuruna aykırı” olduğu vurgulandı.

Derinleşen yoksullaşma, elektrik, gıda ve kira gibi temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştırarak geniş kesimleri krize sürüklüyor. Açıklamada, sosyal devletin halkı yoksulluğa terk eden değil, temel ihtiyaçlara erişimi güvence altına alan bir model olması gerektiği ifade edildi.

Çevresel tahribatın da yaşam hakkını tehdit eder boyuta ulaştığı belirtilerek, dere taşkınları, altyapıdaki başıboşluk ve kontrolsüz inşaat politikalarının toplumun geleceğini tehlikeye attığı vurgulandı. Fahiş kira artışlarının ise barınma hakkını ortadan kaldırdığına dikkat çekildi.

Trafik güvenliğinin sağlanamaması ve artan ölümlü kazalar, toplumsal güvenliğin çöktüğünün bir diğer göstergesi olarak açıklamada yer aldı.

CTP, tüm bu tablo karşısında “hak odaklı bir ülke yönetiminin hem mümkün hem de zorunlu” olduğunu belirterek, insanların özgürce, güvende, sağlıklı ve onurlu bir yaşam sürdüğü demokratik düzeni kurma sorumluluğunu üstlendiklerini açıkladı.

Açıklamanın sonunda şu ifadeye yer verildi:
“Bu ülkenin geleceği; insan onurunun korunduğu, sağlık ve eğitim hizmetlerinin eşit ulaştırıldığı, çevrenin ve yaşam alanlarının korunduğu, yolsuzluğun değil adaletin hüküm sürdüğü bir toplumsal düzenle mümkündür. CTP, bu düzeni kurma kararlılığındadır.”

CTP Basın Bürosu – 10.12.2025

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zirvekibris.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.