Ekinci: Öğretmenin emeğini korumak, çocuklarımızın geleceğini korumaktır
Ekinci: Öğretmenin emeğini korumak, çocuklarımızın geleceğini korumaktır
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, öğretmenlerin giderek ağırlaşan koşullar altında eğitimi ayakta tutmaya çalıştığını belirterek, öğretmenlerin haklarının geliştirilmesi ile çocukların nitelikli eğitim hakkının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.
Ekinci, öğretmenlerin 5 Ekim’i bu yıl da eksik kadroların, kalabalık sınıfların, altyapı sorunlarının, özel eğitimde yaşanan sıkıntıların ve çalışma koşullarına ilişkin tartışmaların gölgesinde karşıladığına dikkat çekti.
“Bir ülkede öğretmen, Dünya Öğretmenler Günü’nde dahi öğretmen eksikliğini, öğrencisinin eğitim hakkını ve okulundaki koşulları anlatmak için eylem yapmak zorunda kalıyorsa, burada üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir eğitim sorunu vardır” diyen Ekinci, öğretmenlerin yıllardır yalnızca kendi özlük hakları için değil, öğrencilerinin daha iyi koşullarda eğitim görebilmesi için de mücadele verdiğini kaydetti.
“KONTEYNER SINIFLAR EĞİTİMİN KADERİ OLAMAZ”
Geçmiş yıllarda deprem güvenliği tartışmalarından konteyner sınıflara, öğretmen açıklarından kalabalık sınıflara kadar birçok sorun karşısında eğitim emekçilerinin önemli bir mücadele ortaya koyduğunu ifade eden Ekinci, sorunların olağanlaştırılmaması gerektiğini belirtti.
Ekinci, “Konteyner sınıflar geçici bir zorunluluk olabilir ancak kalıcı bir eğitim modeline dönüşemez. Öğrencilerimizin güvenli, çağdaş ve insanca koşullarda eğitim gördüğü; öğretmenlerimizin ise eksik kadroların yükünü taşımak zorunda bırakılmadığı bir düzen oluşturmak mümkündür. Bunun yolu da günü kurtaran kararlar değil, planlama ve siyasi iradedir” ifadelerini kullandı.
Özellikle özel eğitim alanında yaşanan öğretmen eksikliklerinin daha büyük bir hassasiyetle ele alınması gerektiğini belirten Ekinci, sınıflardaki öğretmen ihtiyacının eğitim yılı başladıktan sonra tartışılmasının kabul edilebilir bir planlama yöntemi olmadığını kaydetti.
“ÖĞRETMEN AÇIĞI EYLÜL GELİNCE HATIRLANMAMALI”
Eğitimde ihtiyaçların nüfus, öğrenci sayısı, okul kapasitesi ve bölgesel gelişim dikkate alınarak önceden belirlenmesi gerektiğine işaret eden Ekinci, öğretmen atamalarından yeni okul ve derslik yatırımlarına kadar bütün sürecin uzun vadeli bir eğitim planlaması içerisinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Tam gün eğitim tartışmalarına da değinen Ekinci, “Tam gün eğitim yalnızca öğrencinin okulda daha uzun süre kalması değildir. Bunun öğretmeni, yardımcı personeli, yemek altyapısı, güvenliği, sosyal alanları ve uygun fiziki koşulları vardır. Bütün bunlar hazırlanmadan atılacak her adımın yükü yine öğretmenin, öğrencinin ve velinin omuzlarına kalır” dedi.
Ekinci, öğretmenlerin ekonomik ve sosyal haklarının geliştirilmesinin de eğitim politikasının temel unsurlarından biri olması gerektiğini vurgulayarak, mesleğin itibarını koruyan, öğretmenin kendisini güvende hissettiği ve mesleki gelişimini destekleyen bir yapının oluşturulması gerektiğini ifade etti.
“LAİK, BİLİMSEL VE DEMOKRATİK EĞİTİM ORTAK GELECEĞİMİZİN TEMELİDİR”
Ekinci, eğitimin yalnızca bina ve derslik meselesi olmadığının altını çizerek, laik, demokratik, bilimsel, çağdaş ve fırsat eşitliğine dayalı kamusal eğitim anlayışının korunup geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
“Öğretmenlerimiz dün de bu ülkenin çocuklarının geleceği için mücadele etti, bugün de ediyor. Yarın da öğretmenin emeğini, örgütlenme hakkını ve öğrencinin nitelikli eğitim hakkını savunan bir anlayışın yanında olacağız. Sorunların hiçbirini çözümsüz görmüyoruz. Öğretmen açığından kalabalık sınıflara, özel eğitimden okul altyapısına kadar her başlıkta bilimsel verilere dayalı, uygulanabilir ve kalıcı çözümler üretmek mümkündür” ifadelerini kullanan Ekinci, sözlerini şöyle tamamladı:
“Öğretmenin emeğini değersizleştiren bir düzen, çocuklarımızın geleceğini de değersizleştirir. Bizim için öğretmenin hakkını korumakla öğrencinin eğitim hakkını korumak aynı mücadelenin iki parçasıdır. Çocuklarımızın konteynerlere, öğretmenlerimizin eksiklikleri kendi özverileriyle kapatmaya mahkûm edilmediği; laik, bilimsel, demokratik ve nitelikli kamusal eğitimin güçlendirildiği bir ülke için üzerimize düşen sorumluluğu almaya hazırız. Tüm zorluklara rağmen geleceğimizi yetiştiren öğretmenlerimizin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutluyor, emeklerinin karşılığını alabildikleri bir eğitim düzeni diliyorum.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



