PGM: Toplam cürüm ve kabahatlerde son iki yıldır kesintisiz düşüş yaşanıyor
PGM: Toplam cürüm ve kabahatlerde son iki yıldır kesintisiz düşüş yaşanıyor
Polis Genel Müdürlüğü, karşılaştırılabilir verilere göre, toplam cürüm ve kabahatlerde son iki yıldır kesintisiz düşüş yaşandığına, ölümlü trafik kazaları ve trafik kaynaklı can kayıplarında istikrarlı bir gerileme sağlandığına ve cürümlerin aydınlatılma oranının yüzde 99,13’e ulaştığına dikkat çekti.
Polis Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, ülkenin huzuru, güvenliği ve kamu düzeninin korunmasının devletin temel görevleri arasında olduğu kaydedilerek, “Güvenlik durumu değerlendirilirken yalnızca günlük olaylar veya sosyal medya paylaşımları üzerinden değil, karşılaştırılabilir resmî veriler, ölçülebilir sonuçlar ve ülkenin değişen koşulları birlikte dikkate alınmalıdır.” denildi.
-"Bir kişinin dahi zarar gördüğü hiçbir olay sıradan, önemsiz veya kabul edilebilir değildir"
Son dönemde meydana gelen şiddet, silahlı saldırı, trafik kazası, uyuşturucu ve kadına yönelik şiddet olaylarının toplumda yarattığı hassasiyetin anlaşılabilir olduğu ifade edilen açıklamada, “Bir kişinin dahi zarar gördüğü hiçbir olay sıradan, önemsiz veya kabul edilebilir değildir” vurgusu yapıldı.
Açıklamada, Polis Genel Müdürlüğü’nün meydana gelen her olayı aynı ciddiyetle ele aldığı, suçların önlenmesi, olayların aydınlatılması, faillerin adalete teslim edilmesi ve benzer olayların tekrarının önlenmesi amacıyla çalışmalarını kesintisiz sürdürdüğü belirtildi.
-“Toplam olay sayısındaki düşüş devam ediyor”
Açıklamada, 1 Ocak-31 Temmuz dönemini kapsayan verilere göre, toplam suç (cürüm-kabahat) sayısının; 2021 yılında 3 bin 943, 2022 yılında 3 bin 469, 2023 yılında 3 bin 527, 2024 yılında 3 bin 520, 2025 yılında 3 bin 004, 2026 yılında ise 2 bin 751 olduğu kaydedildi.
Bu verilerin, toplam cürüm ve kabahat sayısında son iki yıldır kesintisiz bir düşüş yaşandığını gösterdiği ifade edilen açıklamada, “Toplam cürüm ve kabahatlerde 2024-2025 döneminde yaklaşık yüzde 15, 2025-2026 döneminde ise yaklaşık yüzde 8 azalma meydana gelmiştir. 2021 yılının aynı dönemiyle karşılaştırıldığında toplam azalma yüzde 30’u aşmıştır.” denildi.
-"Suç içeren olayların kontrol edilemez şekilde arttığı yönündeki değerlendirmeler gerçeği yansıtmıyor"
Bu sonuçların, iddia edildiği gibi suç içeren olayların kontrol edilemez şekilde arttığı yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını gösterdiği kaydedilen açıklamada, söz konusu düşüşteki en önemli etkenin ise Polis Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen yoğun denetimler, alınan etkin önlemler ve hayata geçirilen önleyici tedbirler olduğu belirtildi.
Açıklamada, özellikle sahadaki görünürlük, risk odaklı uygulamalar ve suç oluşmadan önce müdahaleyi hedefleyen stratejik yaklaşımın, bu olumlu tablonun oluşmasında belirleyici rol oynadığı ifade edildi.
Ayrıca ülkeye girişlerde, Muhaceret Memurlarının yanı sıra “Risk Analiz ve Profil Uzmanları” tarafından yapılan mülakat ve değerlendirmelerde, 2026 yılında toplam 3 bin 831 kişinin ülkeye girişine izin verilmediği ifade edilen açıklamada, bununla birlikte ülke genelinde yapılan denetimlerde, ülkede yasal statüsü olmadığı halde ikamet izinsiz ve sair suçlar nedeniyle tespit edilen toplam bin 180 kişinin KKTC’den ihraç edildiği belirtildi.
-“Cürümlerin tamamına yakını aydınlatıldı”
“Bir ülkenin güvenlik durumu yalnızca meydana gelen olayların sayısıyla değil; olaylara ne kadar hızlı müdahale edildiği, faillerin tespit edilip edilmediği ve suçların aydınlatılarak adalete taşınıp taşınmadığıyla da değerlendirilmelidir” denilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:
“Cürüm niteliğindeki suçların aydınlatılma oranı son altı yılın tamamında yüzde 98’in üzerinde gerçekleşmiştir. Bu oran, 2026 yılının ilk yedi ayında yüzde 99,13’e ulaşarak incelenen dönemin en yüksek seviyesine çıkmıştır. Başka bir ifadeyle, meydana gelen cürümlerin tamamına yakını aydınlatılmıştır.
Bu sonuç, polis mensuplarımızın özverili çalışmalarının, vatandaşların duyarlılık ve iş birliğinin, uzman birimler arasındaki koordinasyonun, istihbari faaliyetlerin ve olaylara hızlı müdahale kapasitesinin somut göstergesidir.”
-“Kadına yönelik şiddetle mücadele öncelikli görevlerimiz arasında”
Kadına yönelik şiddetin, yalnızca olay bazlı bir güvenlik meselesi değil, insan onurunu ve temel hakları doğrudan etkileyen çok yönlü bir toplumsal sorun olduğu vurgulanan açıklamada, bu nedenle Polis Genel Müdürlüğü’nün, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi en öncelikli görev alanlarından biri olarak gördüğü ve bu alandaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğü kaydedildi.
Polis teşkilatının, kendisine ulaşan her ihbar ve başvuruyu ivedilikle değerlendirdiği, mağdurun güvenliğinin sağlanması için gerekli tüm tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirdiği ifade edilen açıklamada, “Olaylara müdahalede etkinlik, hassasiyet ve profesyonellik esas alınmakta, her vakada risk değerlendirmesi titizlikle yapılmaktadır.” denildi.
Açıklamada, Polis Genel Müdürlüğü’nün, kadına yönelik şiddetin hiçbir şekilde kabul edilemez olduğu bilinciyle hareket ettiği; şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması ve faillerin adalet önüne çıkarılması için mücadelesini kesintisiz ve kararlı bir şekilde sürdürdüğü belirtildi.
-“Trafik güvenliğinde istikrarlı bir iyileşme var...Kazalardan kaynaklanan can kayıpları istikrarlı biçimde azaldı"
Trafiğin, ülkenin üzerinde önemle durması gereken temel sorunlardan biri olduğu da ifade edilen açıklamada, “Her can kaybı, daha güçlü tedbirler alınmasını gerektiren ağır bir sonuçtur.” vurgusu yapıldı.
1 Ocak-31 Temmuz dönemini kapsayan verilere göre, 2023 yılında 28 ölümlü kaza, 31 can kaybı, 2024 yılında 27 ölümlü kaza, 28 can kaybı, 2025 yılında 25 ölümlü kaza, 27 can kaybı, 2026 yılında ise 19 ölümlü kaza, 23 can kaybı olduğu kaydedilen açıklamada, bu tabloya göre, ölümlü trafik kazaları ve bu kazalardan kaynaklanan can kayıplarının son yıllarda istikrarlı biçimde azaldığı ifade edildi.
2026 yılının ilk yedi ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre, ölümlü trafik kazalarında yüzde 24, can kayıplarında ise yaklaşık yüzde 15 azalma meydana geldiği belirtilen açıklamada, “2023 yılının aynı dönemiyle karşılaştırıldığında ölümlü trafik kazalarındaki azalma yaklaşık yüzde 32’ye, can kayıplarındaki azalma ise yaklaşık yüzde 26’ya ulaşmıştır.” denildi.
-“Ülkedeki kayıtlı araç sayısı 2016-2026 döneminde yaklaşık yüzde 173 arttı”
Bu iyileşmenin, kayıtlı araç sayısındaki büyük artışa rağmen sağlandığına dikkat çekilen açıklamada, ülkedeki kayıtlı araç sayısının 2016-2026 döneminde yaklaşık yüzde 173 artarak, 182 bin seviyesinden 498 binin üzerine çıktığı kaydedildi. Açıklamada, yalnızca 2023-2026 dönemindeki artışın yaklaşık yüzde 26 olduğu belirtildi.
Bu sonuçta, yoğunlaştırılan denetim ve önleyici polislik çalışmalarının önemli katkısı bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı:
“Geçtiğimiz temmuz ayında 309 trafik kazası meydana gelmiştir. Aynı dönemde 96 bin 881 araç kontrol edilmiş, bin 483 araç trafikten men edilmiş ve alkollü araç kullanmak, ehliyetsiz araç kullanmak, süratli araç kullanmak suçları başta olmak üzere toplam 16 bin 161 trafik raporu üretilmiştir.”
Açıklamada, bu verilerin, polisin yalnızca kazalar meydana geldikten sonra değil; ihlalleri ve kazaları önlemek amacıyla da sahada yoğun ve etkin çalışma yürüttüğünü gösterdiği vurgulandı.
-“Trafikte sıfır can kaybı hedefi doğrultusunda ortak çalışma yürütülüyor”
Trafik güvenliğinin yalnızca polisiye denetimlerle sağlanamayacağı gerçeğinden hareketle, “Trafikte Sıfır Can Kaybı” hedefi doğrultusunda ülke genelini kapsayan ortak bir çalışma platformu oluşturulduğu ifade edilen açıklamada, platformda Polis Genel Müdürlüğü, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Trafik Dairesi Müdürlüğü ve Karayolları Dairesi ile birlikte ilgili meslek odaları, sivil toplum örgütleri ve trafik güvenliği alanında sorumluluk taşıyan diğer paydaşların yer aldığı belirtildi.
Çalışmaların birinci aşamasının tamamlandığı, mevcut sorunlar ve ihtiyaçlar değerlendirilerek, bundan sonraki süreçte uygulanması gereken tedbirlerin planının oluşturulduğu kaydedilen açıklamada, “Denetimler, yol ve kavşak güvenliği, trafik eğitimi, sürücü davranışları, mevzuat, teknolojik denetim sistemleri ve kurumlar arası koordinasyon alanlarında belirlenen çalışmaların ilgili paydaşlarla birlikte hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.” denildi.
-“Değişen suç yapısı çağdaş mevzuatı zorunlu kılıyor”
Organize ve teknolojik imkânlarla işlenen suçların, giderek daha karmaşık hâle geldiğine dikkat çekilen açıklamada, bu nedenle bu suçlarla mücadelenin; istihbarat, teknik takip, mali analiz ve dijital delil incelemesi gibi modern yöntemleri zorunlu kıldığı belirtildi.
Bu kapsamda, suçla daha etkin mücadele edilebilmesi için organize suçun yasalarca tanımlanması, teknik ve hukuki soruşturma araçlarının güçlendirilmesi, tanık ve muhbirlerin korunması, suç gelirlerinin takibi ve dijital delil süreçlerinin geliştirilmesi ile kurumlar arası bilgi paylaşımının hızlandırılması gerektiği vurgulanan açıklamada, ayrıca organize suçlarla mücadele edebilmek adına hazırlanmış olan yasal düzenlemelerin de bir an önce hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, “Amaç, polise sınırsız yetki vermek değil, hukukun üstünlüğü ve yargısal denetim çerçevesinde çağdaş ve etkili soruşturma imkânlarını güçlendirmektir.” denildi.
-“Polis kadrosunun 4 bin 500’e çıkarılması zorunlu hâle geldi”
Ülkenin nüfusu, kayıtlı araç sayısı, çalışma ve ikamet izinleri, öğrenci nüfusu ve giriş-çıkış hareketliliği önemli ölçüde büyürken Polis Teşkilatının yasal kadrosunun uzun yıllardır 3 bin personelle sınırlı kaldığına işaret edilen açıklamada, mevcut personel sayısının hâlen yasal kadronun altında olduğu, kadronun yaklaşık yüzde 17,5’inin boş olduğu ifade edildi.
Buna karşılık suçların niteliğinin değiştiği, organize suçlar, mali suçlar, insan ticareti, bilişim suçları, uyuşturucu suçları ve uluslararası bağlantılı suçların daha fazla uzmanlık gerektiren bir yapıya kavuştuğu belirtilen açıklamada, “Bu nedenle Polis Genel Müdürlüğü’nün yasal kadrosunun 3 binden, 4 bin 500’e çıkarılması bir tercih değil, ülkenin büyüyen güvenlik ihtiyaçlarının ortaya koyduğu zorunluluktur.” denildi.
Açıklamada, personel artışının, organize suçlar, uyuşturucu, mali ve bilişim suçlarıyla mücadele kapasitesinin geliştirilmesi, muhaceret denetimlerinin etkinleştirilmesi, kadına ve çocuğa yönelik şiddet alanındaki uzmanlaşmanın artırılması ile trafik ve önleyici polislik hizmetlerinin güçlendirilmesi bakımından önem taşıdığı vurgulandı.
-“Güvenlikte kararlılık ve süreklilik”
Polis açıklamasında, karşılaştırılabilir verilerin, toplam cürüm ve kabahatlerde son iki yıldır kesintisiz düşüş yaşandığını, ölümlü trafik kazaları ve trafik kaynaklı can kayıplarında istikrarlı bir gerileme sağlandığını ve cürümlerin aydınlatılma oranının yüzde 99,13’e ulaştığını gösterdiği belirtildi.
-“KKTC güvenli bir ülkedir… Polis teşkilatının desteklenmesi gerekiyor”
Polis Genel Müdürlüğü’nün, suçla mücadeleyi yalnızca meydana gelen olaylara müdahale etmek şeklinde değil; suçları önlemek, caydırıcılığı artırmak ve vatandaşların kendilerini güvende hissetmelerini sağlamak anlayışıyla yürüttüğü kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti güvenli bir ülkedir. Bu güvenli ortamın korunması ve değişen tehditlere karşı daha güçlü hâle getirilmesi için Polis Teşkilatının personel, mevzuat, teknoloji ve altyapı bakımından desteklenmesi gerekmektedir. Polis Genel Müdürlüğü, tüm mensupları ile birlikte halkımızın huzur ve güvenliği için görevinin başındadır.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



