Atakom
Serena
başman

KTTB’den yetkililere çağrı

GÜNCEL 11.06.2026 - 11:21, Güncelleme: 11.06.2026 - 11:21
 

KTTB’den yetkililere çağrı

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), plaj ve havuzlarda güvenliğin sağlanması için yetkilileri göreve çağırdı.
Yaz aylarının başlamasıyla artan deniz ve havuz kullanımına dikkat çeken KTTB, deniz suyu, sahiller ve havuzlarda hijyen ile güvenlik koşullarına ilişkin "Ciddi eksiklikler” bulunduğunu ve bunların yıllardır giderilemediğini bildirdi, acil önlem alınması çağrısı yaptı.   KTTB Halk Sağlığı, Çevre ve İnsan Hakları Sorumlusu Cemal Mert yaptığı yazılı açıklamada, halk sağlığını korumak adına atılması gereken adımları sıralayarak; her plajda cankurtaran bulunmasının zorunlu hale getirilmesi, deniz ve havuz sularının analizlerinin yapılması ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması, Mavi Bayrak kriterlerinin benimsenmesi, plajların sezon öncesi risk değerlendirmesine tabi tutulması, plajların çevresel temizlik, altyapı ve hijyen koşullarının denetlenmesi, halkın kullanımına açık havuzların analiz sonuçlarının açıklanması gerektiğini söyledi.  Mert, halkın serinlemek ve dinlenmek için sahillere yöneldiğini ancak son günlerde sosyal medyada "Tepkilere" yol açan deniz altına kanalizasyon deşarjıyla ilgili videodan sonra yurttaşların deniz kirliliğiyle ilgili endişelerinin daha da yaygınlaştığını belirtti. Deniz suyu, sahiller ve havuzlarda hijyen ve güvenlik koşulları konusunda “Ciddi eksiklikler” bulunduğunu ve bunların yıllardır giderilemediğini ifade eden Mert, “Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak, halk sağlığını ilgilendiren bu hayati konuda yetkilileri acilen göreve çağırıyoruz.” dedi. Deniz ve havuz sularında mikrobiyolojik ve kimyasal kirlenme riskinin yaz aylarında arttığına işaret eden Mert, E.coli, salmonella, norovirüs, enterovirüs gibi patojenlerin gastrointestinal enfeksiyonlara; cryptosporidium ve giardia gibi parazitlerin  ise ateş, ishal, kusma ve karın ağrısına neden olabildiğine dikkat çekti. Mert, ayrıca, deniz ve havuz sularında bulunması muhtemel ağır metaller ve pestisitler gibi kimyasal kirleticilerin uzun vadeli kronik sağlık sorunlarına, hatta kansere yol açabildiği uyarısında bulunuldu. “Bu nedenle Sağlık Bakanlığı, 2026 yaz sezonu boyunca deniz ve havuz sularında düzenli analizler gerçekleştirmeli, bu analizler akredite laboratuvarlarda, uluslararası standartlara uygun şekilde yapılmalı ve sonuçlar şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.” ifadelerini  kullanan Mert, geçen yıllarda olduğu gibi yaz aylarında plajlarda ve kamuya açık havuzlarda analizler yapıldığı yönündeki “Yüzeysel” ve “Detay” içermeyen açıklamaların halkı tatmin etmediğini söyledi.  Her yıl nisan ayından ekim ayına kadar düzenli olarak yapılması gereken deniz suyu analizlerinin, en son Ağustos 2025’te yapıldığını gördüklerine işaret eden Mert, bu yıl ise haziran ayı ortasına gelinmesine karşın halen analizlerin yapılmamış olmasını eleştirdi.  - “Plajlarda güvenlik yok: İlk boğulma vakası ihmalin göstergesi olacaktır” Yaz sezonunda yaşanması muhtemel ilk boğulma vakasının, bu yıl da plajlarda gerekli can güvenliği önlemlerinin alınmadığının “Acı bir göstergesi” olacağı uyarısında bulunan Mert, 2024 yılında 14, 2025 yılında ise tespit edebildikleri kadarıyla 6 insanın havuz ve denizlerde boğularak hayatını kaybettiğini anımsattı.  Mert, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Defalarca uyardık; bu ölümlerin büyük çoğunluğu önlenebilirdi. Ancak İçişleri Bakanlığı ve yerel yönetimler, Plajların Kullanımı ve Denetimi Yasası’nın 10. maddesini uygulamakta ısrarla yetersiz kalmaktadır. Yasaya göre, plaj işletmecileri gerekli can kurtarma önlemlerini almakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğün takibi İçişleri Bakanlığı ve ilçe kaymakamlıklarının sorumluluğundadır. Ne yazık ki pek çok plajda hâlâ cankurtaran bulunmamakta, tehlikeli bölgeler işaretlenmemekte, uyarı levhaları ve güvenlik ekipmanları eksik bırakılmaktadır. Bu açıkça kanun ihlâlidir ve halkın can güvenliğini tehlikeye atmaktır.” - Birlik, taleplerini 6 başlık altında sıraladı Mert, birlik olarak halk sağlığını korumak adına “Derhâl” yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Her plajda eğitimli ve tam zamanlı cankurtaran bulunması zorunlu hale getirilmelidir. Deniz ve havuz sularının mikrobiyolojik ve kimyasal analizleri düzenli yapılmalı; sonuçlar şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalı ve plajlara asılmalıdır. Mavi Bayrak kriterleri, tüm plajlar için asgari standart olarak benimsenmelidir.  Plajlar sezon öncesi risk değerlendirmesine tabi tutulmalı; yetersiz olanlara ruhsat verilmemeli, hizmet vermesi engellenmelidir. Çevresel temizlik, çöp yönetimi ve altyapı koşulları yerinde denetlenmeli; plaj çevresindeki hijyen koşulları düzeltilmelidir. Halkın kullanımına açık havuzların analiz sonuçları acilen açıklanmalı, gerekli önlemler hızla alınmalıdır.” Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi, İçişleri Bakanlığı, İlçe Kaymakamlıkları, Çevre Koruma Dairesi ve yerel yönetimlerin bu konudaki sorumluluklarını ciddiyetle yerine getirmesi gerektiğini kaydeden Mert, “Bu yaz da aynı ‘İhmal zinciri’ devam ederse, yaşanacak her yeni sağlık sorunu ve her yeni can kaybı, ‘bu ihmalkâr’ yöneticilerin sorumluluğunda olacaktır.” dedi. Mert, birlik olarak konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek,  yetkilileri derhâl harekete geçmeye ve halk sağlığını korumaya çağırdı.
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), plaj ve havuzlarda güvenliğin sağlanması için yetkilileri göreve çağırdı.

Yaz aylarının başlamasıyla artan deniz ve havuz kullanımına dikkat çeken KTTB, deniz suyu, sahiller ve havuzlarda hijyen ile güvenlik koşullarına ilişkin "Ciddi eksiklikler” bulunduğunu ve bunların yıllardır giderilemediğini bildirdi, acil önlem alınması çağrısı yaptı.  

KTTB Halk Sağlığı, Çevre ve İnsan Hakları Sorumlusu Cemal Mert yaptığı yazılı açıklamada, halk sağlığını korumak adına atılması gereken adımları sıralayarak; her plajda cankurtaran bulunmasının zorunlu hale getirilmesi, deniz ve havuz sularının analizlerinin yapılması ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması, Mavi Bayrak kriterlerinin benimsenmesi, plajların sezon öncesi risk değerlendirmesine tabi tutulması, plajların çevresel temizlik, altyapı ve hijyen koşullarının denetlenmesi, halkın kullanımına açık havuzların analiz sonuçlarının açıklanması gerektiğini söyledi. 

Mert, halkın serinlemek ve dinlenmek için sahillere yöneldiğini ancak son günlerde sosyal medyada "Tepkilere" yol açan deniz altına kanalizasyon deşarjıyla ilgili videodan sonra yurttaşların deniz kirliliğiyle ilgili endişelerinin daha da yaygınlaştığını belirtti.

Deniz suyu, sahiller ve havuzlarda hijyen ve güvenlik koşulları konusunda “Ciddi eksiklikler” bulunduğunu ve bunların yıllardır giderilemediğini ifade eden Mert, “Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak, halk sağlığını ilgilendiren bu hayati konuda yetkilileri acilen göreve çağırıyoruz.” dedi.

Deniz ve havuz sularında mikrobiyolojik ve kimyasal kirlenme riskinin yaz aylarında arttığına işaret eden Mert, E.coli, salmonella, norovirüs, enterovirüs gibi patojenlerin gastrointestinal enfeksiyonlara; cryptosporidium ve giardia gibi parazitlerin  ise ateş, ishal, kusma ve karın ağrısına neden olabildiğine dikkat çekti.

Mert, ayrıca, deniz ve havuz sularında bulunması muhtemel ağır metaller ve pestisitler gibi kimyasal kirleticilerin uzun vadeli kronik sağlık sorunlarına, hatta kansere yol açabildiği uyarısında bulunuldu.

“Bu nedenle Sağlık Bakanlığı, 2026 yaz sezonu boyunca deniz ve havuz sularında düzenli analizler gerçekleştirmeli, bu analizler akredite laboratuvarlarda, uluslararası standartlara uygun şekilde yapılmalı ve sonuçlar şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.” ifadelerini  kullanan Mert, geçen yıllarda olduğu gibi yaz aylarında plajlarda ve kamuya açık havuzlarda analizler yapıldığı yönündeki “Yüzeysel” ve “Detay” içermeyen açıklamaların halkı tatmin etmediğini söyledi. 

Her yıl nisan ayından ekim ayına kadar düzenli olarak yapılması gereken deniz suyu analizlerinin, en son Ağustos 2025’te yapıldığını gördüklerine işaret eden Mert, bu yıl ise haziran ayı ortasına gelinmesine karşın halen analizlerin yapılmamış olmasını eleştirdi. 

- “Plajlarda güvenlik yok: İlk boğulma vakası ihmalin göstergesi olacaktır”

Yaz sezonunda yaşanması muhtemel ilk boğulma vakasının, bu yıl da plajlarda gerekli can güvenliği önlemlerinin alınmadığının “Acı bir göstergesi” olacağı uyarısında bulunan Mert, 2024 yılında 14, 2025 yılında ise tespit edebildikleri kadarıyla 6 insanın havuz ve denizlerde boğularak hayatını kaybettiğini anımsattı. 

Mert, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Defalarca uyardık; bu ölümlerin büyük çoğunluğu önlenebilirdi. Ancak İçişleri Bakanlığı ve yerel yönetimler, Plajların Kullanımı ve Denetimi Yasası’nın 10. maddesini uygulamakta ısrarla yetersiz kalmaktadır. Yasaya göre, plaj işletmecileri gerekli can kurtarma önlemlerini almakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğün takibi İçişleri Bakanlığı ve ilçe kaymakamlıklarının sorumluluğundadır. Ne yazık ki pek çok plajda hâlâ cankurtaran bulunmamakta, tehlikeli bölgeler işaretlenmemekte, uyarı levhaları ve güvenlik ekipmanları eksik bırakılmaktadır. Bu açıkça kanun ihlâlidir ve halkın can güvenliğini tehlikeye atmaktır.”

- Birlik, taleplerini 6 başlık altında sıraladı

Mert, birlik olarak halk sağlığını korumak adına “Derhâl” yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“Her plajda eğitimli ve tam zamanlı cankurtaran bulunması zorunlu hale getirilmelidir. Deniz ve havuz sularının mikrobiyolojik ve kimyasal analizleri düzenli yapılmalı; sonuçlar şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalı ve plajlara asılmalıdır. Mavi Bayrak kriterleri, tüm plajlar için asgari standart olarak benimsenmelidir.  Plajlar sezon öncesi risk değerlendirmesine tabi tutulmalı; yetersiz olanlara ruhsat verilmemeli, hizmet vermesi engellenmelidir. Çevresel temizlik, çöp yönetimi ve altyapı koşulları yerinde denetlenmeli; plaj çevresindeki hijyen koşulları düzeltilmelidir. Halkın kullanımına açık havuzların analiz sonuçları acilen açıklanmalı, gerekli önlemler hızla alınmalıdır.”

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi, İçişleri Bakanlığı, İlçe Kaymakamlıkları, Çevre Koruma Dairesi ve yerel yönetimlerin bu konudaki sorumluluklarını ciddiyetle yerine getirmesi gerektiğini kaydeden Mert, “Bu yaz da aynı ‘İhmal zinciri’ devam ederse, yaşanacak her yeni sağlık sorunu ve her yeni can kaybı, ‘bu ihmalkâr’ yöneticilerin sorumluluğunda olacaktır.” dedi.

Mert, birlik olarak konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek,  yetkilileri derhâl harekete geçmeye ve halk sağlığını korumaya çağırdı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zirvekibris.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.