Atakom
Serena
UBPPP
acapulco

Medya Etik Kurulu meslek etiği konusunda bir kez daha uyardı!

GÜNCEL 24.10.2026 - 18:51, Güncelleme: 24.10.2026 - 18:51
 

Medya Etik Kurulu meslek etiği konusunda bir kez daha uyardı!

Medya Etik Kurulu, özellikle çocukların söz konusu olduğu haberlerde; masumiyet karinesinin, kişilik haklarının ve çocukların mahremiyetinin korunmasının son derece önemli olduğunu vurguladı.
Medya Etik Kurulu, tüm basın kuruluşlarını; masumiyet karinesini, kişilik haklarını ve çocukların mahremiyetini gözetmeye, şüphelinin veya çocuğun kimliğini doğrudan ya da dolaylı biçimde açığa çıkarabilecek ayrıntıları yayımlamaktan kaçınmaya ve haberlerini çocuğun üstün yararını esas alan sorumlu bir yayın anlayışıyla hazırlamaya çağırdı.  Medya Etik Kurulu’ndan yapılan yazılı açıklamada, bir çocuğa yönelik cinsel istismar iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında bir kişinin tutuklanmasına ilişkin bugün yayımlanan haberlerin, kamuoyunda büyük bir hassasiyet yarattığına dikkat çekildi. Açıklamada, iddiaların niteliği ve olayın çocuk hakları açısından taşıdığı önemin, konunun basın kuruluşları tarafından son derece dikkatli, sorumlu ve etik ilkelere bağlı bir anlayışla ele alınmasını gerektirdiği kaydedildi. -"Bir kişinin adının açıkça yayımlanmaması, kimliğinin gizli tutulduğu anlamına gelmez" Bir kişinin adının açıkça yayımlanmamasının, kimliğinin gizli tutulduğu anlamına gelmediğine dikkat çekilen açıklamada, “Yaş, meslek, yaşanılan yer, toplumsal veya siyasi konum gibi ayırt edici bilgilerin haberlerde kullanılmasının, kişinin kimliğinin dolaylı biçimde belirlenmesine yol açabildiği gibi, çocukların söz konusu olduğu olaylarda bu tür bilgiler yalnızca şüphelinin değil, çocuğun da kim olduğunun anlaşılmasına neden olabilecek sonuçlar doğurabilir” ifadelerine yer verildi.   -“Şüphelinin kimliğinin dolaylı biçimde ifşa edilmesi, çocuk mağdurun mahremiyetini de tehlikeye atar” Açıklamada, şüphelinin kimliğinin dolaylı biçimde ifşa edilmesinin, çocuk mağdurun mahremiyetini de tehlikeye atacağından, haberlerde kullanılan ayrıntılar değerlendirilirken yalnızca adı açıklanan ya da gizlenen kişinin kimliği değil, bu bilgilerin çocukla ilgili hangi bilgileri açığa çıkarabileceği, çocuğun özel hayatını nasıl etkileyebileceğinin de dikkate alınması gerektiği kaydedildi. Tüm bunların yanı sıra, bir tutuklamanın gerçekleşmiş olmasının, tek başına suçluluğun kanıtı olmadığı, masumiyet karinesi gereğince, yargı süreci tamamlanmadan kişilerin suçlu ilan edilmemesi, haber dilinde peşin hüküm oluşturabilecek ifadelerden kaçınılması ve iddialarla, kesinleşmiş olguların birbirinden açıkça ayrılması gerektiği vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu hatırlatma, olayın ciddiyetini küçümsemek veya kamuoyunun haber alma hakkını sınırlamak amacını taşımaz. Aksine, özellikle çocukların söz konusu olduğu hassas olaylarda sorumlu gazetecilik; kamuoyunu doğru bilgilendirirken, çocuğun üstün yararını, mahremiyetini ve onurunu korumayı, kişilerin haklarını gözetmeyi ve yargı sürecine saygılı bir dil kullanmayı gerektirir.” Kamuoyunda güçlü tepkilerin oluştuğu olaylarda dahi her bilginin yayımlanmasının gerekli veya etik açıdan uygun olmayabileceğine dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi: “Bir ayrıntının doğru olması, onun yayımlanmasının doğurabileceği sonuçları göz ardı etmek için gerekçe oluşturamaz. Medya Etik Kurulu olarak tüm basın kuruluşlarını; masumiyet karinesini, kişilik haklarını ve çocukların mahremiyetini gözetmeye, şüphelinin veya çocuğun kimliğini doğrudan ya da dolaylı biçimde açığa çıkarabilecek ayrıntıları yayımlamaktan kaçınmaya ve haberlerini çocuğun üstün yararını esas alan sorumlu bir yayın anlayışıyla hazırlamaya çağırıyoruz. Etik gazetecilik, yalnızca bilgiyi aktarmak değil, o bilginin yayımlanmasının kimler üzerinde ne gibi sonuçlar doğurabileceğini de gözetmektir. Özellikle çocukların söz konusu olduğu olaylarda bu sorumluluk, mesleki etiğin ayrılmaz bir parçasıdır.”
Medya Etik Kurulu, özellikle çocukların söz konusu olduğu haberlerde; masumiyet karinesinin, kişilik haklarının ve çocukların mahremiyetinin korunmasının son derece önemli olduğunu vurguladı.

Medya Etik Kurulu, tüm basın kuruluşlarını; masumiyet karinesini, kişilik haklarını ve çocukların mahremiyetini gözetmeye, şüphelinin veya çocuğun kimliğini doğrudan ya da dolaylı biçimde açığa çıkarabilecek ayrıntıları yayımlamaktan kaçınmaya ve haberlerini çocuğun üstün yararını esas alan sorumlu bir yayın anlayışıyla hazırlamaya çağırdı. 

Medya Etik Kurulu’ndan yapılan yazılı açıklamada, bir çocuğa yönelik cinsel istismar iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında bir kişinin tutuklanmasına ilişkin bugün yayımlanan haberlerin, kamuoyunda büyük bir hassasiyet yarattığına dikkat çekildi.


Açıklamada, iddiaların niteliği ve olayın çocuk hakları açısından taşıdığı önemin, konunun basın kuruluşları tarafından son derece dikkatli, sorumlu ve etik ilkelere bağlı bir anlayışla ele alınmasını gerektirdiği kaydedildi.


-"Bir kişinin adının açıkça yayımlanmaması, kimliğinin gizli tutulduğu anlamına gelmez"

Bir kişinin adının açıkça yayımlanmamasının, kimliğinin gizli tutulduğu anlamına gelmediğine dikkat çekilen açıklamada, “Yaş, meslek, yaşanılan yer, toplumsal veya siyasi konum gibi ayırt edici bilgilerin haberlerde kullanılmasının, kişinin kimliğinin dolaylı biçimde belirlenmesine yol açabildiği gibi, çocukların söz konusu olduğu olaylarda bu tür bilgiler yalnızca şüphelinin değil, çocuğun da kim olduğunun anlaşılmasına neden olabilecek sonuçlar doğurabilir” ifadelerine yer verildi.  

-“Şüphelinin kimliğinin dolaylı biçimde ifşa edilmesi, çocuk mağdurun mahremiyetini de tehlikeye atar”

Açıklamada, şüphelinin kimliğinin dolaylı biçimde ifşa edilmesinin, çocuk mağdurun mahremiyetini de tehlikeye atacağından, haberlerde kullanılan ayrıntılar değerlendirilirken yalnızca adı açıklanan ya da gizlenen kişinin kimliği değil, bu bilgilerin çocukla ilgili hangi bilgileri açığa çıkarabileceği, çocuğun özel hayatını nasıl etkileyebileceğinin de dikkate alınması gerektiği kaydedildi.

Tüm bunların yanı sıra, bir tutuklamanın gerçekleşmiş olmasının, tek başına suçluluğun kanıtı olmadığı, masumiyet karinesi gereğince, yargı süreci tamamlanmadan kişilerin suçlu ilan edilmemesi, haber dilinde peşin hüküm oluşturabilecek ifadelerden kaçınılması ve iddialarla, kesinleşmiş olguların birbirinden açıkça ayrılması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bu hatırlatma, olayın ciddiyetini küçümsemek veya kamuoyunun haber alma hakkını sınırlamak amacını taşımaz.

Aksine, özellikle çocukların söz konusu olduğu hassas olaylarda sorumlu gazetecilik; kamuoyunu doğru bilgilendirirken, çocuğun üstün yararını, mahremiyetini ve onurunu korumayı, kişilerin haklarını gözetmeyi ve yargı sürecine saygılı bir dil kullanmayı gerektirir.”

Kamuoyunda güçlü tepkilerin oluştuğu olaylarda dahi her bilginin yayımlanmasının gerekli veya etik açıdan uygun olmayabileceğine dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi:

“Bir ayrıntının doğru olması, onun yayımlanmasının doğurabileceği sonuçları göz ardı etmek için gerekçe oluşturamaz.

Medya Etik Kurulu olarak tüm basın kuruluşlarını; masumiyet karinesini, kişilik haklarını ve çocukların mahremiyetini gözetmeye, şüphelinin veya çocuğun kimliğini doğrudan ya da dolaylı biçimde açığa çıkarabilecek ayrıntıları yayımlamaktan kaçınmaya ve haberlerini çocuğun üstün yararını esas alan sorumlu bir yayın anlayışıyla hazırlamaya çağırıyoruz.

Etik gazetecilik, yalnızca bilgiyi aktarmak değil, o bilginin yayımlanmasının kimler üzerinde ne gibi sonuçlar doğurabileceğini de gözetmektir.

Özellikle çocukların söz konusu olduğu olaylarda bu sorumluluk, mesleki etiğin ayrılmaz bir parçasıdır.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zirvekibris.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.