Atakom
Serena
başman

SERDAROĞLU: “BU ÜLKEYİ VERGİDEN KAÇANLAR, EMEĞİN HAKKINA GÖZ DİKENLER BU NOKTAYA GETİRDİ!”

GÜNCEL 26.06.2026 - 09:56, Güncelleme: 26.06.2026 - 09:56
 

SERDAROĞLU: “BU ÜLKEYİ VERGİDEN KAÇANLAR, EMEĞİN HAKKINA GÖZ DİKENLER BU NOKTAYA GETİRDİ!”

Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu, İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun'un asgari ücret ve kamu çalışanlarına yönelik açıklamalarına sert tepki göstererek, ülkenin ekonomik sorunlarının sorumlusunun emekçiler değil, vergi adaletsizliği ve yanlış ekonomi politikaları olduğunu savundu.
Serdaroğlu'nun açıklaması şöyle: İşverenler Sendikası Başkanlığı koltuğunda oturan Sayın Metin Arhun’un yaptığı son açıklamaları hayretle ve büyük bir tepkiyle izledik. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim ki; Sayın Arhun, her ne kadar İşverenler Sendikası Başkanı sıfatını taşısa da, bugün birçok işvereni temsil etmediği ortadadır. Çünkü bizatihi iş dünyasının içinden birçok işveren, Sayın Arhun’un kendilerini temsil etmediğini yüksek sesle dile getirmektedir. Bunun nedeni de açıktır. Kendi sektöründe ve iş dünyasında adil rekabet koşullarının oluşmasına dahi katkı koyamayanların, bugün çıkıp tüm işverenler adına konuşması kabul edilemez. Sayın Arhun, ülkenin ekonomik sorunlarının sebebi olarak kamu çalışanlarının maaşlarını göstermeye çalışmaktadır. Bu söylem gerçekleri çarpıtmaktan başka bir şey değildir. Bu ülkenin bugün yaşadığı mali sıkıntıların temel nedenlerinden biri, büyük sermayeden etkin ve adil vergi toplanamamasıdır. Yıllardır servet vergisinden kaçınılması, vergi adaletinin sağlanamaması ve bazı çevrelerin ekonomik sistemden orantısız şekilde faydalanmasıdır. Bunun bedelini ise emekçiler, asgari ücretliler ve dar gelirli vatandaşlar ödemektedir. Sayın Arhun’un “Asgari ücret 600 Sterlin’den 900 Sterlin’in üzerine çıkınca ip koptu” şeklindeki açıklaması, emeğin değerine bakış açısını ortaya koymaktadır. Asıl kopan ip, asgari ücretin yükselmesiyle değil; yıllardır kurulan adaletsiz ekonomik düzenle kopmuştur. Bu ülkede çalışanların insanca yaşayabilecek bir ücret talep etmesi suç değildir. Suç olan, her zam döneminde emekçilerin cebine girecek üç kuruşa göz dikmek ve bunu engellemek için kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktır. Ne zaman asgari ücret görüşmeleri başlasa, Sayın Arhun bir aktör gibi sahneye çıkmakta, çalışanların maaş artışlarını hedef alan açıklamalar yapmaktadır. Hayat pahalılığı altında ezilen insanların ücretlerine yapılacak düzenlemeleri engellemek için algı operasyonları yürütmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki mesele yalnızca Sayın Arhun değildir. Asıl sorumluluk, bu anlayışa teslim olan ve çalışanları korumak yerine sermayenin taleplerini öncelikle ele alan hükümetlerdedir. Asıl sorumluluk, hayat pahalılığının altında kalan asgari ücretleri onaylayan Çalışma Bakanlıklarındadır. Buradan Sayın Metin Arhun’a açıkça soruyorum: Türk gazına zam yapılırken neredeydiniz? Elektriğe yüzde 22 zam yapılırken neden tek bir açıklama yapmadınız? Akaryakıt fiyatları artarken neden sessiz kaldınız? Vatandaşın mutfak masrafı katlanırken neden ortaya çıkmadınız? İşverenlerin maliyetlerini etkileyen enerji zamları karşısında neden aynı sertliği göstermediniz? Ne hikmetse konu asgari ücret olunca ortaya çıkıyor, çalışanların maaşlarını hedef alan açıklamalar yapıyorsunuz. Bir de utanmadan Avrupa ile kıyaslama yapıyorsunuz. Madem Avrupa örnek gösteriliyor, o halde sadece gelirleri değil giderleri de konuşalım. Avrupa’da yaşayan bir insanın sağlık harcamaları nedir? Eğitim giderleri nedir? Ulaşım maliyetleri nedir? İletişim giderleri nedir? Akaryakıt ve temel tüketim harcamaları nedir? Sosyal yaşam ve tatil olanakları nedir? Bunları konuşmadan yalnızca maaş rakamları üzerinden algı yaratmaya çalışmak samimiyetsizliktir. Daha da vahimi, bugün kamu çalışanlarının maaşlarını eleştirenlerin önemli bir bölümü, yıllardır bu düzenin nimetlerinden faydalanan çevrelerdir.  Hür-İş Federasyonu olarak açıkça ifade ediyoruz: Bu ülkenin emekçilerini günah keçisi ilan etmenize izin vermeyeceğiz. Asgari ücretlinin ekmeğine göz dikmenize izin vermeyeceğiz. Kamu çalışanlarını hedef göstermeye devam etmenize izin vermeyeceğiz. Gerçekleri çarpıtanlara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Ve unutulmasın… Bu halkı görmezden gelenler, günü geldiğinde halk tarafından da görmezden gelinecektir. Çalışanların sesine kulak tıkayanlar, sandık günü geldiğinde bunun cevabını alacaktır.
Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu, İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun'un asgari ücret ve kamu çalışanlarına yönelik açıklamalarına sert tepki göstererek, ülkenin ekonomik sorunlarının sorumlusunun emekçiler değil, vergi adaletsizliği ve yanlış ekonomi politikaları olduğunu savundu.

Serdaroğlu'nun açıklaması şöyle:

İşverenler Sendikası Başkanlığı koltuğunda oturan Sayın Metin Arhun’un yaptığı son açıklamaları hayretle ve büyük bir tepkiyle izledik.

Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim ki; Sayın Arhun, her ne kadar İşverenler Sendikası Başkanı sıfatını taşısa da, bugün birçok işvereni temsil etmediği ortadadır. Çünkü bizatihi iş dünyasının içinden birçok işveren, Sayın Arhun’un kendilerini temsil etmediğini yüksek sesle dile getirmektedir. Bunun nedeni de açıktır. Kendi sektöründe ve iş dünyasında adil rekabet koşullarının oluşmasına dahi katkı koyamayanların, bugün çıkıp tüm işverenler adına konuşması kabul edilemez.

Sayın Arhun, ülkenin ekonomik sorunlarının sebebi olarak kamu çalışanlarının maaşlarını göstermeye çalışmaktadır. Bu söylem gerçekleri çarpıtmaktan başka bir şey değildir.

Bu ülkenin bugün yaşadığı mali sıkıntıların temel nedenlerinden biri, büyük sermayeden etkin ve adil vergi toplanamamasıdır. Yıllardır servet vergisinden kaçınılması, vergi adaletinin sağlanamaması ve bazı çevrelerin ekonomik sistemden orantısız şekilde faydalanmasıdır. Bunun bedelini ise emekçiler, asgari ücretliler ve dar gelirli vatandaşlar ödemektedir.

Sayın Arhun’un “Asgari ücret 600 Sterlin’den 900 Sterlin’in üzerine çıkınca ip koptu” şeklindeki açıklaması, emeğin değerine bakış açısını ortaya koymaktadır.

Asıl kopan ip, asgari ücretin yükselmesiyle değil; yıllardır kurulan adaletsiz ekonomik düzenle kopmuştur.
Bu ülkede çalışanların insanca yaşayabilecek bir ücret talep etmesi suç değildir. Suç olan, her zam döneminde emekçilerin cebine girecek üç kuruşa göz dikmek ve bunu engellemek için kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktır.

Ne zaman asgari ücret görüşmeleri başlasa, Sayın Arhun bir aktör gibi sahneye çıkmakta, çalışanların maaş artışlarını hedef alan açıklamalar yapmaktadır. Hayat pahalılığı altında ezilen insanların ücretlerine yapılacak düzenlemeleri engellemek için algı operasyonları yürütmektedir.

Ancak unutulmamalıdır ki mesele yalnızca Sayın Arhun değildir.
Asıl sorumluluk, bu anlayışa teslim olan ve çalışanları korumak yerine sermayenin taleplerini öncelikle ele alan hükümetlerdedir. Asıl sorumluluk, hayat pahalılığının altında kalan asgari ücretleri onaylayan Çalışma Bakanlıklarındadır.
Buradan Sayın Metin Arhun’a açıkça soruyorum:

Türk gazına zam yapılırken neredeydiniz?

Elektriğe yüzde 22 zam yapılırken neden tek bir açıklama yapmadınız?

Akaryakıt fiyatları artarken neden sessiz kaldınız?

Vatandaşın mutfak masrafı katlanırken neden ortaya çıkmadınız?

İşverenlerin maliyetlerini etkileyen enerji zamları karşısında neden aynı sertliği göstermediniz?

Ne hikmetse konu asgari ücret olunca ortaya çıkıyor, çalışanların maaşlarını hedef alan açıklamalar yapıyorsunuz.

Bir de utanmadan Avrupa ile kıyaslama yapıyorsunuz.
Madem Avrupa örnek gösteriliyor, o halde sadece gelirleri değil giderleri de konuşalım.

Avrupa’da yaşayan bir insanın sağlık harcamaları nedir?

Eğitim giderleri nedir?

Ulaşım maliyetleri nedir?

İletişim giderleri nedir?

Akaryakıt ve temel tüketim harcamaları nedir?

Sosyal yaşam ve tatil olanakları nedir?

Bunları konuşmadan yalnızca maaş rakamları üzerinden algı yaratmaya çalışmak samimiyetsizliktir.

Daha da vahimi, bugün kamu çalışanlarının maaşlarını eleştirenlerin önemli bir bölümü, yıllardır bu düzenin nimetlerinden faydalanan çevrelerdir. 

Hür-İş Federasyonu olarak açıkça ifade ediyoruz:
Bu ülkenin emekçilerini günah keçisi ilan etmenize izin vermeyeceğiz.
Asgari ücretlinin ekmeğine göz dikmenize izin vermeyeceğiz.
Kamu çalışanlarını hedef göstermeye devam etmenize izin vermeyeceğiz.

Gerçekleri çarpıtanlara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Ve unutulmasın…
Bu halkı görmezden gelenler, günü geldiğinde halk tarafından da görmezden gelinecektir.

Çalışanların sesine kulak tıkayanlar, sandık günü geldiğinde bunun cevabını alacaktır.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zirvekibris.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.