Atakom
Serena
başman
acapulco

Siyaset bilimci Bilge Azgın Derinya olayları hakkında bir değerlendirme yaptı..

GÜNCEL 15.08.2026 - 18:51, Güncelleme: 15.08.2026 - 18:51
 

Siyaset bilimci Bilge Azgın Derinya olayları hakkında bir değerlendirme yaptı..

Siyaset bilimci Bilge Azgın, 1996 yılında Derinya’da yaşanan olaylar ve bu olaylarla bağlantılı olarak Interpol’e bildirilen isimler üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Azgın, Derinya’daki arbedede hayatını kaybeden 24 yaşındaki Tasos İsak’ın ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında 6 Türk vatandaşının adının Interpol’e bildirildiğini, bunlar arasında dönemin Türk-Bir Başkanı Erhan Arıklı’nın da bulunduğunu ifade etti. Türk bayrağını indirmek için direğe tırmandığı sırada öldürülen Solomou Solomou’nun ölümüyle ilgili ise dönemin Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Kundakçı, 28’inci Tümen Komutanı Tümgeneral Mehmet Karlı, Polis Genel Müdürü Atilla Sav, Çevik Kuvvet Müdürü Erdal Emanet ve dönemin Tarım Bakanı Kenan Akın’ın isimlerinin Interpol’e bildirildiğini belirtti. Arıklı’nın yıllardır “ülkücüleri Kıbrıs’a getirip yönlendirdiği ve azmettirdiği” iddiasıyla kırmızı bültenle arandığını savunan Azgın, benzer şekilde dönemin Korgenerali Hasan Kundakçı’nın da Solomou’nun ölümüne ilişkin “vur emri verdiği” gerekçesiyle Interpol tarafından arandığını ileri sürdü. Azgın, olayların sorumluluğu konusunda Rum tarafındaki isimlerin de tartışılması gerektiğini savundu. Dönemin Başpiskoposu 1. Hrisostomos’un, Girne’ye gitmek üzere 8 bin motosikletliyi organize eden Yorgos Hacikostas’a destek verdiğini ve 15 bin Kıbrıs lirası yardım yaptığının aktarıldığını belirten Azgın, Hrisostomos’un motosiklet eyleminin iptal edilmemesi yönünde görüş bildirdiğini ve “Kıbrıs kan dökülmeden özgürlüğüne kavuşmaz” şeklinde ifadeler kullandığını öne sürdü. Rum basını ve siyasetçilerin Derinya olaylarını “savaş karşıtı gösteri” ve iki gencin ölümünü “kahramanlık” çerçevesinde sunduğunu savunan Azgın, bunun siyasi bir algı yönetimi olduğunu iddia etti. Azgın, “Bu gençler niye öldüler? Ne için?” sorularını yönelterek, olayların farklı boyutlarının da sorgulanması gerektiğini belirtti. Interpol’ün siyasi, askeri, dini veya ırki nitelikteki olaylara müdahalesini sınırlayan düzenlemelere de değinen Azgın, Rum Yönetimi’nin Derinya olaylarını siyasi değil, adli vaka olarak sunarak bu süreci işletmeyi başardığını ileri sürdü. Azgın, aynı yaklaşımın Erhan Arıklı’nın da aralarında bulunduğu ve Interpol’e bildirilen diğer isimler açısından da geçerli olduğunu savundu. KKTC’nin uluslararası alanda tanınmaması nedeniyle Interpol’e başvuru yapamadığını belirten Azgın, Derinya olayları konusunda tek taraflı bir değerlendirme yapıldığını ifade etti. Erhan Arıklı’nın iç siyasetteki tutumlarının elbette eleştirilebileceğini ancak Interpol dosyasının bundan bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Azgın, “Tek taraflı bir yargılama ve cezalandırma sistemi üzerine kurulu olan Interpol’e vereceğimiz hiçbir kimse yoktur” dedi. Azgın, yaşamını yitiren Tasos İsak ve Solomou Solomou için ise, “25 yaşlarında yaşamlarını bir hiç uğruna kaybeden iki genç Rum insan için çok üzgünüm. Allah rahmet eylesin” ifadelerini kullandı.
Siyaset bilimci Bilge Azgın, 1996 yılında Derinya’da yaşanan olaylar ve bu olaylarla bağlantılı olarak Interpol’e bildirilen isimler üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Azgın, Derinya’daki arbedede hayatını kaybeden 24 yaşındaki Tasos İsak’ın ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında 6 Türk vatandaşının adının Interpol’e bildirildiğini, bunlar arasında dönemin Türk-Bir Başkanı Erhan Arıklı’nın da bulunduğunu ifade etti. Türk bayrağını indirmek için direğe tırmandığı sırada öldürülen Solomou Solomou’nun ölümüyle ilgili ise dönemin Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Kundakçı, 28’inci Tümen Komutanı Tümgeneral Mehmet Karlı, Polis Genel Müdürü Atilla Sav, Çevik Kuvvet Müdürü Erdal Emanet ve dönemin Tarım Bakanı Kenan Akın’ın isimlerinin Interpol’e bildirildiğini belirtti.

Arıklı’nın yıllardır “ülkücüleri Kıbrıs’a getirip yönlendirdiği ve azmettirdiği” iddiasıyla kırmızı bültenle arandığını savunan Azgın, benzer şekilde dönemin Korgenerali Hasan Kundakçı’nın da Solomou’nun ölümüne ilişkin “vur emri verdiği” gerekçesiyle Interpol tarafından arandığını ileri sürdü.

Azgın, olayların sorumluluğu konusunda Rum tarafındaki isimlerin de tartışılması gerektiğini savundu. Dönemin Başpiskoposu 1. Hrisostomos’un, Girne’ye gitmek üzere 8 bin motosikletliyi organize eden Yorgos Hacikostas’a destek verdiğini ve 15 bin Kıbrıs lirası yardım yaptığının aktarıldığını belirten Azgın, Hrisostomos’un motosiklet eyleminin iptal edilmemesi yönünde görüş bildirdiğini ve “Kıbrıs kan dökülmeden özgürlüğüne kavuşmaz” şeklinde ifadeler kullandığını öne sürdü.

Rum basını ve siyasetçilerin Derinya olaylarını “savaş karşıtı gösteri” ve iki gencin ölümünü “kahramanlık” çerçevesinde sunduğunu savunan Azgın, bunun siyasi bir algı yönetimi olduğunu iddia etti. Azgın, “Bu gençler niye öldüler? Ne için?” sorularını yönelterek, olayların farklı boyutlarının da sorgulanması gerektiğini belirtti.

Interpol’ün siyasi, askeri, dini veya ırki nitelikteki olaylara müdahalesini sınırlayan düzenlemelere de değinen Azgın, Rum Yönetimi’nin Derinya olaylarını siyasi değil, adli vaka olarak sunarak bu süreci işletmeyi başardığını ileri sürdü. Azgın, aynı yaklaşımın Erhan Arıklı’nın da aralarında bulunduğu ve Interpol’e bildirilen diğer isimler açısından da geçerli olduğunu savundu.

KKTC’nin uluslararası alanda tanınmaması nedeniyle Interpol’e başvuru yapamadığını belirten Azgın, Derinya olayları konusunda tek taraflı bir değerlendirme yapıldığını ifade etti. Erhan Arıklı’nın iç siyasetteki tutumlarının elbette eleştirilebileceğini ancak Interpol dosyasının bundan bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Azgın, “Tek taraflı bir yargılama ve cezalandırma sistemi üzerine kurulu olan Interpol’e vereceğimiz hiçbir kimse yoktur” dedi.

Azgın, yaşamını yitiren Tasos İsak ve Solomou Solomou için ise, “25 yaşlarında yaşamlarını bir hiç uğruna kaybeden iki genç Rum insan için çok üzgünüm. Allah rahmet eylesin” ifadelerini kullandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zirvekibris.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.