Atakom
Serena
başman
acapulco

Tabipler Birliği: Akciğer kanseri hâlâ en çok can alan kanser türü

GÜNCEL 27.11.2025 - 12:31, Güncelleme: 27.11.2025 - 12:31
 

Tabipler Birliği: Akciğer kanseri hâlâ en çok can alan kanser türü

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), akciğer kanserinin kansere bağlı ölümlerin başında geldiğini vurgulayarak, erken tanının hayati önem taşıdığı uyarısında bulundu.
1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle Tabipler Birliği adına açıklama yapan Doç. Dr. Polat Olgun, 2022 yılı itibarıyla dünya genelinde 1,8 milyonun üzerinde kişinin akciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıkladı. Olgun, akciğer kanserinin 1980’lerden bu yana kadın ve erkeklerde kansere bağlı ölümlerin en sık nedeni olduğunu belirtirken, modern tedavi yöntemlerinin sağkalım oranlarını artırmaya başladığını kaydetti. -“Vakaların yüzde 80–90’ı sigaraya bağlı” Olgun, hastalığın en önemli nedeninin sigara olduğunu; hem aktif içiciliğin hem de uzun süreli pasif maruziyetin ciddi risk oluşturduğunu vurgulandı. Sigaradaki 60’tan fazla kimyasalın kanserojen olduğuna dikkat çeken Olgun, elektronik sigaralara ilişkin uzun dönemli kesin kanıtların henüz bulunmadığını, ancak ilk verilerin daha genç yaşlarda kanser vakalarının görülebildiğini gösterdiğini ifade etti. Ev içi radon birikiminin sigaradan sonra en güçlü risk faktörü olduğuna işaret eden Olgun; asbest, silika, dizel egzozu, arsenik, krom ve nikel gibi mesleki maruziyetlerin de riski artırdığını belirtti. Olgun, hava kirliliği, genetik faktörler ve geçmişte alınan radyoterapinin diğer önemli etkenler arasında olduğunu bildirdi. - Belirtiler konusunda uyarı Olgun, uzamış öksürük, öksürükle kan gelmesi, nefes darlığı, hırıltı, ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve açıklanamayan kilo kaybı, parmaklarda çomaklaşma gibi belirtiler görüldüğünde mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirtti. Akciğer kanserinin, küçük hücreli (KHAK) ve küçük hücreli dışı (KHDAK) olmak üzere iki ana grupta değerlendirildiğini ve doğru evreleme ile kişiye özel tedavi planı gerektirdiğini söyleyen Olgun, cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, immünoterapiler gibi birçok modern yöntemin birlikte uygulanabileceği multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiğini ifade etti. Doç. Dr. Polat Olgun, tıbbi onkolog, göğüs cerrahı, radyasyon onkoloğu, patoloji ve moleküler genetik uzmanlarının yer aldığı multidisipliner bir ekip değerlendirmesi ve doğru planlamanın hasta için en uygun tedavi planını oluşturduğuna dikkat çekti.
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), akciğer kanserinin kansere bağlı ölümlerin başında geldiğini vurgulayarak, erken tanının hayati önem taşıdığı uyarısında bulundu.

1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle Tabipler Birliği adına açıklama yapan Doç. Dr. Polat Olgun, 2022 yılı itibarıyla dünya genelinde 1,8 milyonun üzerinde kişinin akciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Olgun, akciğer kanserinin 1980’lerden bu yana kadın ve erkeklerde kansere bağlı ölümlerin en sık nedeni olduğunu belirtirken, modern tedavi yöntemlerinin sağkalım oranlarını artırmaya başladığını kaydetti.

-“Vakaların yüzde 80–90’ı sigaraya bağlı”

Olgun, hastalığın en önemli nedeninin sigara olduğunu; hem aktif içiciliğin hem de uzun süreli pasif maruziyetin ciddi risk oluşturduğunu vurgulandı. Sigaradaki 60’tan fazla kimyasalın kanserojen olduğuna dikkat çeken Olgun, elektronik sigaralara ilişkin uzun dönemli kesin kanıtların henüz bulunmadığını, ancak ilk verilerin daha genç yaşlarda kanser vakalarının görülebildiğini gösterdiğini ifade etti.

Ev içi radon birikiminin sigaradan sonra en güçlü risk faktörü olduğuna işaret eden Olgun; asbest, silika, dizel egzozu, arsenik, krom ve nikel gibi mesleki maruziyetlerin de riski artırdığını belirtti.

Olgun, hava kirliliği, genetik faktörler ve geçmişte alınan radyoterapinin diğer önemli etkenler arasında olduğunu bildirdi.

- Belirtiler konusunda uyarı

Olgun, uzamış öksürük, öksürükle kan gelmesi, nefes darlığı, hırıltı, ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve açıklanamayan kilo kaybı, parmaklarda çomaklaşma gibi belirtiler görüldüğünde mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirtti.

Akciğer kanserinin, küçük hücreli (KHAK) ve küçük hücreli dışı (KHDAK) olmak üzere iki ana grupta değerlendirildiğini ve doğru evreleme ile kişiye özel tedavi planı gerektirdiğini söyleyen Olgun, cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, immünoterapiler gibi birçok modern yöntemin birlikte uygulanabileceği multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiğini ifade etti.

Doç. Dr. Polat Olgun, tıbbi onkolog, göğüs cerrahı, radyasyon onkoloğu, patoloji ve moleküler genetik uzmanlarının yer aldığı multidisipliner bir ekip değerlendirmesi ve doğru planlamanın hasta için en uygun tedavi planını oluşturduğuna dikkat çekti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zirvekibris.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.