Atakom
Serena
başman
acapulco

Arıklı’dan Rumseverlere Tepki

GÜNCEL 12.08.2026 - 22:35, Güncelleme: 12.08.2026 - 22:35
 

Arıklı’dan Rumseverlere Tepki

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Güney Kıbrıs’ın 1996’daki sınır olaylarıyla ilgili yeniden girişimde bulunacağı yönündeki açıklamaları ve kendisi hakkında İnterpol’e bildirim yapılacağı iddialarına sosyal medya hesabından sert sözlerle yanıt verdi. Arıklı'nın paylaşımı şu şekilde;
Güney Kıbrıs, 1996 Sınır olaylarında hayatını kaybeden 2 Rum genci konusunu yeniden eşeledi.  Aralarında benim de olduğum bazı isimler için İnterpole yeni bildirimde bulunacaklarmış.  Onlara gereken cevabı;”Ölümü gelen it cami avlusuna pislermiş” diyerek verdim.  Ne acıki Rumların bu hareketini alkışlayan içimizde bazı Rumseverler var.  Onların yorumlarını okuyunca aklıma Ömer Seyfettin’in “PİÇ” hikayesi geldi.  O hikayede diyor ki Ömer Seyfettin; “Almanların yenilmesiyle savaş bitmiş mütareke imzalanmıştı Filistin’den çekiliyorduk bir kaç arkadaş subayla karşı tarafın subaylarıyla çekilme işlerini görüşmek için görüşmeye gittik. Karşı tarafta Fransız üniformalı bir subay bana sık sık bakıyor gözünü benden ayırmıyordu. Ben buna bir mana veremiyordum. Fransız subay yerinden kalkıp bana doğru geldi ve nasılsın Ömer Seyfettin dedi. Beni nerden tanıyorsun ben bir yüzbaşıyım öyle tanınacak kadar üst düzey bir kumandan değilim dedim. Ömer ben seninle İstanbul da askerî lisede beraber okudum ben falancayım deyince hayretler içinde baktım hatırladım. Hep dini Kur'an-ı eleştiren Osmanlıyı devamlı kötüleyen vatan bayrak sevgisi olmayan bir öğrenci idi amma yine de Fransız subayı olması normal değildi. Peki, nasıl böyle oldun dedim. Dedi ki: Ne zaman bir savaş olsa Türkler galip gelse içimde üzüntü oluyordu. Türkler kaybetse zarar görse içimde bir sevinç oluyordu, çoğu zaman kendimi ayıplıyor neden böyleyim diyordum. Bir gün Anneme ısrarla bunun sebebini sordum. - Dayanamayacağım anlatayım dedi. İstanbul hastanesinde görevli bir Fransız doktor vardı hastaneye gidip gelirken onunla birlikte oldum ve sen o Fransız doktorun oğlusun babanın bundan haberi olmadı, şimdi sen öğrendin dedi. Zaten babam zannettiğim çoktan ölmüştü. O hastaneye gittim şu tarihte burada çalışmış şimdi Fransa’ya dönmüş olan şu isimli doktorun adresi var mı dedim, adresi verdiler. Fransa’ya gittim babamı buldum. Olanları, Annemin sözlerini söyledim. Her şeyi unutmadım, anneni gerçekten sevmiştim dedi ve beni kabul edip nüfusuna yazdırdı. Fransız okullarında eğitimimi tamamladım ve gördüğün gibi bir Fransız subayı olarak karşındayım Ömer Seyfettin dedi. Şimdi ben milletini bayrağını dinini eleştirenleri gördükçe acaba onlar da böyle piç mi diye düşünüyorum.???” Rumlara ve içimizdeki bazı Rum piçlerine şunu hatırlatmak lazım;"O sınırlar kanla çizildi. 3-5 hergele canları istedi diye delinemez. O bayrak ise, Milletimizin gurur, haysiyet ve şeref sembolüdür. Onu indirmeye kalkan el kırılır"
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Güney Kıbrıs’ın 1996’daki sınır olaylarıyla ilgili yeniden girişimde bulunacağı yönündeki açıklamaları ve kendisi hakkında İnterpol’e bildirim yapılacağı iddialarına sosyal medya hesabından sert sözlerle yanıt verdi. Arıklı'nın paylaşımı şu şekilde;

Güney Kıbrıs, 1996 Sınır olaylarında hayatını kaybeden 2 Rum genci konusunu yeniden eşeledi. 

Aralarında benim de olduğum bazı isimler için İnterpole yeni bildirimde bulunacaklarmış. 

Onlara gereken cevabı;”Ölümü gelen it cami avlusuna pislermiş” diyerek verdim. 

Ne acıki Rumların bu hareketini alkışlayan içimizde bazı Rumseverler var. 

Onların yorumlarını okuyunca aklıma Ömer Seyfettin’in “PİÇ” hikayesi geldi. 

O hikayede diyor ki Ömer Seyfettin;

“Almanların yenilmesiyle savaş bitmiş mütareke imzalanmıştı Filistin’den çekiliyorduk bir kaç arkadaş subayla karşı tarafın subaylarıyla çekilme işlerini görüşmek için görüşmeye gittik. Karşı tarafta Fransız üniformalı bir subay bana sık sık bakıyor gözünü benden ayırmıyordu. Ben buna bir mana veremiyordum.

Fransız subay yerinden kalkıp bana doğru geldi ve nasılsın Ömer Seyfettin dedi. Beni nerden tanıyorsun ben bir yüzbaşıyım öyle tanınacak kadar üst düzey bir kumandan değilim dedim.

Ömer ben seninle İstanbul da askerî lisede beraber okudum ben falancayım deyince hayretler içinde baktım hatırladım. Hep dini Kur'an-ı eleştiren Osmanlıyı devamlı kötüleyen vatan bayrak sevgisi olmayan bir öğrenci idi amma yine de Fransız subayı olması normal değildi.

Peki, nasıl böyle oldun dedim.

Dedi ki: Ne zaman bir savaş olsa Türkler galip gelse içimde üzüntü oluyordu. Türkler kaybetse zarar görse içimde bir sevinç oluyordu, çoğu zaman kendimi ayıplıyor neden böyleyim diyordum. Bir gün Anneme ısrarla bunun sebebini sordum.

- Dayanamayacağım anlatayım dedi. İstanbul hastanesinde görevli bir Fransız doktor vardı hastaneye gidip gelirken onunla birlikte oldum ve sen o Fransız doktorun oğlusun babanın bundan haberi olmadı, şimdi sen öğrendin dedi.

Zaten babam zannettiğim çoktan ölmüştü. O hastaneye gittim şu tarihte burada çalışmış şimdi Fransa’ya dönmüş olan şu isimli doktorun adresi var mı dedim, adresi verdiler. Fransa’ya gittim babamı buldum. Olanları, Annemin sözlerini söyledim. Her şeyi unutmadım, anneni gerçekten sevmiştim dedi ve beni kabul edip nüfusuna yazdırdı. Fransız okullarında eğitimimi tamamladım ve gördüğün gibi bir Fransız subayı olarak karşındayım Ömer Seyfettin dedi.

Şimdi ben milletini bayrağını dinini eleştirenleri gördükçe acaba onlar da böyle piç mi diye düşünüyorum.???”

Rumlara ve içimizdeki bazı Rum piçlerine şunu hatırlatmak lazım;"O sınırlar kanla çizildi. 3-5 hergele canları istedi diye delinemez. O bayrak ise, Milletimizin gurur, haysiyet ve şeref sembolüdür. Onu indirmeye kalkan el kırılır"

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zirvekibris.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.