Atakom
Serena
başman
acapulco

Eraslan: Terleme Sağliğimizi Korur

GÜNCEL 09.08.2026 - 10:46, Güncelleme: 09.08.2026 - 10:51
 

Eraslan: Terleme Sağliğimizi Korur

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi (KSTU) Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ülfet Farisoğlu Eraslan, yaz aylarında artan sıcaklıklara karşı vücudumuzun "termoregülasyon" adı verilen ısı dengeleme sistemi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
 Eraslan, terlemenin rahatsız edici görünse de sağlığı koruyan hayati bir yanıt olduğuna dikkati çekti. Hava sıcaklıklarının 40°C’yi bulduğu yaz günlerinde bile vücut sıcaklığımızın neden sabit kaldığına değinen Yrd. Doç. Dr. Ülfet Farisoğlu Eraslan, sağlıklı bireylerde vücudun 36.5–37°C aralığını korumak için sürekli çalıştığını belirtti. Bu aralığın organların ve hücrelerin sağlıklı çalışabilmesi için zorunlu olduğunu ifade eden Eraslan, "Vücudumuzun adeta bir termostatı gibi çalışan ve beynimizde yer alan hipotalamus adlı merkez, ortam sıcaklığındaki değişiklikleri sürekli izler. Vücut sıcaklığında bir sapma olduğunda, iç dengenin (homeostaz) korunması için negatif geri bildirim mekanizmasını devreye sokarak dengeyi sağlar." dedi. Sıcak havalarda vücudun kendini soğutmak için devreye soktuğu mekanizmaları hatırlatan Eraslan, ilk olarak deriye yakın damarların genişlemesiyle (vazodilatasyon) çevreye ısı aktarıldığını, yüzümüzün kızarmasının ve cildimizin sıcak hissedilmesinin asıl nedeninin bu olduğunu anlattı. İkinci ve en etkili mekanizmanın ise terleme olduğunun altını çizen uzman isim, sözlerine şöyle devam etti: "Terin buharlaşması sırasında vücuttan önemli miktarda ısı uzaklaştırılır. Terleme çoğu zaman rahatsız edici görünse de yaşamı koruyan önemli bir fizyolojik yanıttır. Ancak bu sistem her zaman aynı verimle çalışmayabilir. Özellikle nemli havalarda ter yeterince buharlaşamaz ve havayı çok daha bunaltıcı hissederiz." Vücudun bu fizyolojik mücadelesine destek olmanın basit önlemlerle mümkün olduğunu hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Eraslan; gün içerisinde susamayı beklemeden yeterli miktarda su içilmesi, güneşin en tepede olduğu öğle saatlerinde dışarıda bulunulmaması ve ince, açık renkli kıyafetler tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Yaz sıcaklarındaki terleme ve kızaran yanakların aslında vücudun verdiği sessiz bir hayat mücadelesi olduğunu söyleyen Eraslan, sözlerini şöyle tamamladı: "Sağlığımızı korumanın ilk adımlarından biri, vücudumuzun verdiği fizyolojik mesajları anlamaktır. Unutulmamalıdır ki fizyoloji der ki; yaşam, ancak dengeyle mümkündür."
Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi (KSTU) Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ülfet Farisoğlu Eraslan, yaz aylarında artan sıcaklıklara karşı vücudumuzun "termoregülasyon" adı verilen ısı dengeleme sistemi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

 Eraslan, terlemenin rahatsız edici görünse de sağlığı koruyan hayati bir yanıt olduğuna dikkati çekti.

Hava sıcaklıklarının 40°C’yi bulduğu yaz günlerinde bile vücut sıcaklığımızın neden sabit kaldığına değinen Yrd. Doç. Dr. Ülfet Farisoğlu Eraslan, sağlıklı bireylerde vücudun 36.5–37°C aralığını korumak için sürekli çalıştığını belirtti. Bu aralığın organların ve hücrelerin sağlıklı çalışabilmesi için zorunlu olduğunu ifade eden Eraslan, "Vücudumuzun adeta bir termostatı gibi çalışan ve beynimizde yer alan hipotalamus adlı merkez, ortam sıcaklığındaki değişiklikleri sürekli izler. Vücut sıcaklığında bir sapma olduğunda, iç dengenin (homeostaz) korunması için negatif geri bildirim mekanizmasını devreye sokarak dengeyi sağlar." dedi.

Sıcak havalarda vücudun kendini soğutmak için devreye soktuğu mekanizmaları hatırlatan Eraslan, ilk olarak deriye yakın damarların genişlemesiyle (vazodilatasyon) çevreye ısı aktarıldığını, yüzümüzün kızarmasının ve cildimizin sıcak hissedilmesinin asıl nedeninin bu olduğunu anlattı. İkinci ve en etkili mekanizmanın ise terleme olduğunun altını çizen uzman isim, sözlerine şöyle devam etti:

"Terin buharlaşması sırasında vücuttan önemli miktarda ısı uzaklaştırılır. Terleme çoğu zaman rahatsız edici görünse de yaşamı koruyan önemli bir fizyolojik yanıttır. Ancak bu sistem her zaman aynı verimle çalışmayabilir. Özellikle nemli havalarda ter yeterince buharlaşamaz ve havayı çok daha bunaltıcı hissederiz."

Vücudun bu fizyolojik mücadelesine destek olmanın basit önlemlerle mümkün olduğunu hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Eraslan; gün içerisinde susamayı beklemeden yeterli miktarda su içilmesi, güneşin en tepede olduğu öğle saatlerinde dışarıda bulunulmaması ve ince, açık renkli kıyafetler tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yaz sıcaklarındaki terleme ve kızaran yanakların aslında vücudun verdiği sessiz bir hayat mücadelesi olduğunu söyleyen Eraslan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Sağlığımızı korumanın ilk adımlarından biri, vücudumuzun verdiği fizyolojik mesajları anlamaktır. Unutulmamalıdır ki fizyoloji der ki; yaşam, ancak dengeyle mümkündür."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zirvekibris.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.