Filo Jet faciasında soruşturma sürüyor: Üstel’den dikkat çeken mesaj
Filo Jet faciasında soruşturma sürüyor: Üstel’den dikkat çeken mesaj
Başbakan Ünal Üstel ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Girne açıklarında meydana gelen Filo Jet faciasına ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi.
Başbakan Ünal Üstel’in yaptığı açıklama şöyle:
“Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım, Değerli basın mensupları, Değerli halkımız,
Bugün, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı en büyük ve en acı deniz felaketlerinden birinin hemen ertesinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz ülkemize gelerek acımızı ve dayanışmamızı paylaşmıştır.
Bu noktada Marmara Denizi’nde meydana gelen gemi kazasından dolayı Anavatan Türkiye’ye ve Türk milletine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. İnşallah hem burada hem de oradaki kayıplara da en kısa sürede ulaşılır ve yaşadığımız felaketlerin yaralarını en kısa sürede sararız.
Değerli basın mensupları, Sayın Cumhurbaşkanı yardımcımızla, Devam eden arama kurtarma çalışmaları ve yürütülen süreçleri tüm ayrıntıları ile ele aldık. Kayıp yakınlarımızla bir araya geldik. Onları dinledik. Acılarını paylaştık. Bu büyük acıyı yaşayan ailelerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ettik.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın böylesine zor bir günde ülkemize gelmesi, ailelerimizin yanında olması ve acımızı paylaşması bizlere güç vermiştir. Bu ziyaret, Kıbrıs Türk halkına yalnız olmadığını bir kez daha hissettirmiştir.
Şimdi kendisini uğurlarken, bu anlamlı ziyaret vesilesiyle şahsında Anavatan Türkiye’nin ilk andan itibaren ortaya koyduğu güçlü dayanışma için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
Değerli basın mensupları, Böylesine acı günlerde kelimeler yetersiz kalır. Ancak bu zorlu günleri de Anavatan Türkiye’nin büyük desteğiyle, milletçe birlik ve beraberlik içerisinde aşacağımıza olan inancım tamdır. Böylesi dönemlerde dostluk daha fazla anlam kazanır. Kardeşlik daha fazla anlam kazanır.
Dayanışma daha fazla anlam kazanır.
Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişki de tam olarak böylesi bir kardeşliktir. Biz sadece iyi günlerin dostu değiliz. Acıyı da sevinci de paylaşırız. Zor zamanlarda birbirimize omuz veririz.
Karşılaştığımız her türlü güçlüğe birlikte göğüs gereriz. Biz kader birliği yapmış iki kardeş devletiz. Yaşadığımız bu büyük deniz faciasında da bunu bir kez daha bütün açıklığıyla gördük.
Facianın yaşandığı ilk andan itibaren Anavatan Türkiye yanımızda oldu.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz, kazanın gerçekleştiği ilk andan itibaren bizlerle yakın temas içerisinde oldular. Yaşanan gelişmeleri anbean takip ettiler. İhtiyaçlarımızı sordular.
İhtiyaç duyduğumuz her noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin imkanlarını harekete geçirdiler.
Bütün süreç boyunca desteklerini bizden hiçbir zaman esirgemediler.
Türkiye Cumhuriyeti tarafından görevlendirilen çok sayıda hava, deniz ve kara unsuru arama kurtarma çalışmalarımıza güçlü destek verdi. TCG IŞIN ve TCG ALEMDAR da denizin derinliklerinde yürütülen çalışmalara katıldı.
Bu çalışmalar 7 gün 24 saat esasına göre halen devam ediyor ve devam edecek.
Bu noktada Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığımıza, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığımıza ve arama kurtarma faaliyetlerine katılan her bir askerimize, personelimize ve görevlimize halkımız adına yürekten teşekkür ediyorum.
Bugün Sayın Cevdet Yılmaz’ın ülkemize gelmesi de bu dayanışmanın çok kıymetli bir göstergesi olmuştur. Acımızı paylaşmıştır.
Kayıp yakınlarımızı ve acılı ailelerimizi dinlemiştir. Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Bu nedenle başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a verdiği destek için, bugün de acımızı paylaşmak üzere ülkemizde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’a Kıbrıs Türk halkı adına yürekten teşekkür ediyorum.
Değerli basın mensupları, Yaşadığımız facianın ilk anından itibaren önceliğimiz belliydi.
İnsanlarımızı kurtarmak. Kayıplarımıza ulaşmak. Ve bu büyük facianın bütün yönleriyle aydınlatılmasını sağlamak. Devletimizin bütün imkanlarını ilk andan itibaren seferber ettik.
Kazaya anında müdahale edildi.
Bu ilk müdahale olmasaydı bugün çok daha fazla kayıptan söz ediyor olabilirdik.
Ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü desteğiyle çalışmalarımızı havadan, denizden ve denizin derinliklerinde sürdürdük.
Gece gündüz demeden çalıştık.
Çalışmaya da devam ediyoruz.
267 kişinin bulunduğu gemiden 239 insanımızı sağ salim kurtardık.
Bugün bir naaşa daha ulaşıldı.
Ne yazık ki 10 canımızı kaybetmiş durumdayız.
Şu anda halen ulaşamadığımız 18 insanımız var.
Hayatını kaybeden insanlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.
Ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum.
Tüm halkımıza başsağlığı diliyorum.
Kayıplarımıza ulaşmak için çalışmalarımız aynı kararlılıkla devam ediyor. Kayıplarımıza ulaşmak en büyük önceliğimizdir.
Ancak çok önemli bir başka sorumluluğumuz daha var. Bu facianın nasıl ve neden meydana geldiğini bütün yönleriyle ortaya çıkarmak.
İlk günden söyledim. Bugün bir kez daha açıkça söylüyorum.
Kim olursa olsun. Hangi makamda veya görevde bulunursa bulunsun. Bu faciada bir kusuru, ihmali veya sorumluluğu varsa hukuk önünde hesabını verecektir.
Soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.
Şu an itibarıyla olayla bağlantılı kaptan ve şirket sorumlusu dahil tüm gemi personeli yargılanıyor.
Bugün bir kez daha hakim önüne çıktılar.
Bilgi ve belgeler inceleniyor.
Teknik değerlendirmeler yapılıyor.
Biz de hükümet olarak soruşturmanın hiçbir şüpheye mahal vermeden, sağlıklı ve güvenilir bir şekilde yürütülmesi için üzerimize düşeni yapıyoruz.
Değerli basın mensupları, Benim için makamların, kişilerin veya siyasi dengelerin korunmasından daha önemli olan tek şey vardır.Gerçeğin ortaya çıkması. Adaletin tecelli etmesi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ihtiyaç duyulması halinde gerekli başka idari tedbirleri almaktan da çekinmeyeceğim.
Bizim görevimiz devam eden soruşturmanın sonucunu peşinen ilan etmek değildir.
Herkesin masumiyet karinesi korunmalıdır.
Kimin suçlu, kimin kusurlu olduğuna karar verecek olan bağımsız yargımızdır.
Bizim görevimiz yargının görevini hiçbir baskı, hiçbir şüphe ve hiçbir engel olmadan yerine getirebilmesinin önünü açmaktır.
Bu konuda Kıbrıs Türk adaletine sonuna kadar güveniyorum. Hakimlerimize, savcılarımıza güveniyorum. İhtiyaç duyulan her noktada tam destek veriyorum.
Diğer yandan bu facianın ortaya koyduğu eksiklikleri de büyük bir ciddiyetle değerlendiriyoruz. Mevzuatımızda eksiklik varsa gidereceğiz. Uygulamalarda değişiklik gerekiyorsa yapacağız. Çünkü devlet yönetmek yalnızca yaşanan olaylara müdahale etmek değildir. Yaşananlardan ders çıkarmaktır.
Aynı acıların bir daha yaşanmaması için gereken tedbirleri almaktır. Biz de bunu yapacağız.
Değerli basın mensupları, Böylesine ağır günlerde siyaset kurumuna da önemli sorumluluk düşmektedir. Elbette eleştiriler olacaktır. Elbette sorular sorulacaktır.
Bunlar demokrasinin gereğidir.
Hükümet olarak her yapıcı eleştiriyi dinlemeye hazırız. Eksik varsa gidermeye hazırız.
Yanlış varsa düzeltmeye hazırız.
Ancak bugünlerde böylesine büyük bir acıyı siyasi hesaplaşmaların malzemesi haline getirmenin hiç kimseye faydası yoktur.
Geçmişte olduğu gibi böylesi kriz dönemlerini siyasi fırsata çevirerek devlet otoritesini zayıflatmaya, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkileri tartışmaya açmaya çalışanlar da çıkabilir.
Ancak herkes şunu çok iyi bilmelidir.
Hiç kimse bunu başaramayacaktır.
Bugün ihtiyacımız olan şey birliktir.
Acılı ailelerimizin yanında olmaktır.
Gerçeklerin ortaya çıkarılmasını sağlamaktır.
Ülkemize ve devletimize sahip çıkmaktır.
Değerli basın mensupları, Bir taraftan bu büyük facianın yaralarını sarıyoruz. Diğer taraftan ülkemizi yönetme sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam ediyoruz.
Hükümetimiz görevinin başındadır.
Devletimizin tüm kurumları çalışmaktadır.
Zor zamanlarda sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçmadım.
Bugün de kaçmayacağım.
Halkımız bize bu ülkeyi yönetme sorumluluğunu vermiştir. Bu sorumluluğun gereğini sonuna kadar yerine getireceğiz. Bu halk en zor günleri bir olarak, birlik olarak aşmayı başarmış bir halktır.
Pandemiyi birlikte aştık.
Depremin yaralarını birlikte sardık.
Bu büyük acının yaralarını da birlik ve beraberliğimizi koruyarak hep birlikte saracağız.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım,
Değerli halkımız, Zor günlerde yanınızda gerçek dostunuzu görürsünüz.
Gerçek kardeşinizi görürsünüz.
Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin tarih boyunca yanında olduğunu görmüştür.
Bugün de görmektedir. Anavatan Türkiye yine yanımızdadır.
Sayın Cevdet Yılmaz’ın bugün gerçekleştirdiği ziyaret de bizlere bunu bir kez daha göstermiştir.
Türkiye Cumhuriyeti bir kez daha Kıbrıs Türk halkına şu güçlü mesajı vermiştir:
“Acınız acımızdır. Yalnız değilsiniz. Yanınızdayız.”
Biz de aynı samimiyetle söylüyoruz.
Bu kardeşliği hiç kimse sarsamaz.
Bu dayanışmayı hiç kimse zayıflatamaz.
Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki gönül bağını hiçbir güç koparamaz.
Geçmişte büyük zorlukları birlikte aştık.
Bu büyük acının yaralarını da birlikte saracağız.
Kayıplarımıza ulaşmak için çalışacağız.
Gerçekleri ortaya çıkaracağız.
Adaletin tecellisini sağlayacağız.
Yaşananlardan gereken bütün dersleri çıkaracağız.
Ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha güçlü yarınlara taşımak için çalışmaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle hayatını kaybeden insanlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.
Ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum.
Arama kurtarma çalışmalarında gece gündüz görev yapan bütün personelimize ve kurumlarımıza teşekkür ediyorum.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım,
Bu zor günümüzde yanımızda oldunuz.
Acımızı paylaştınız. Ailelerimizi dinlediniz.
Bizlere güç verdiniz. Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunuzu bir kez daha gösterdiniz.
Şahsım ve halkımız adına size teşekkür ediyorum. Anavatan Türkiye’ye selamlarımızı, sevgilerimizi ve şükranlarımızı götürmenizi diliyorum.
Sizi ülkemizden uğurlarken yolunuz açık olsun diyorum.
Allah ülkemizi ve milletimizi böylesi acılardan korusun.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



