Atakom
Serena
başman

incirli: Mülkiyet meselesinin çözüm yeri bireysel davalar değil, siyasi çözüm sürecidir

GÜNCEL 05.07.2026 - 13:34, Güncelleme: 05.07.2026 - 13:34
 

incirli: Mülkiyet meselesinin çözüm yeri bireysel davalar değil, siyasi çözüm sürecidir

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıs Rum liderliğinin mülkiyet meselesini ceza mahkemelerine taşımasıyla ilgili kişisel sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
“Mülkiyet, Kıbrıs sorununun temel başlıklarından biridir ve kapsamlı çözüm müzakerelerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle, siyasi nitelikteki bir sorunun bireysel tutuklamalar ve davalarla çözülebileceği düşüncesi gerçekçi olmadığı gibi adil ve doğru da değildir” ifadelerine yer verilen açıklamanın tamamı şu şekilde;   “Kıbrıs Rum liderliğinin, Avrupa Tutuklama Emri’ni kötüye kullanarak mülkiyet meselesini ceza mahkemelerine taşıma ısrarı, adalet sağlama amacı taşımadığı gibi hukuku siyasi hedeflere ulaşmak için bir silah ve araç haline getirmektedir. Fransa’da, Kuzey Kıbrıs'taki taşınmaz işlemleri nedeniyle bir emlak danışmanının tutuklanması ve iade süreçlerinin başlatılması, uluslararası hukukun kötüye kullanılma çabalarının en son örneğini oluşturmaktadır. Yaşananların, uluslararası hukuk sisteminin saygınlığına, Kıbrıs'ta kalıcı barış arayışlarına ve yürütülmekte olan çözüm sürecine büyük zarar verdiği artık anlaşılmalıdır. Mülkiyet, Kıbrıs sorununun temel başlıklarından biridir ve kapsamlı çözüm müzakerelerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle, siyasi nitelikteki bir sorunun bireysel tutuklamalar ve davalarla çözülebileceği düşüncesi gerçekçi olmadığı gibi adil ve doğru da değildir. Doğru olan yaklaşım, kapsamlı bir çözüme ulaşılana kadar mülkiyet sorununun, uluslararası hukukun bir parçası olan Taşınmaz Mal Komisyonu nezdinde ele alınmasıdır. Toplumlar arasındaki güven duygusunu zedeleyen bu yaklaşımlar, herhangi bir konudaki sorunu çözmekten çok uzaktır ve yalnızca çözümsüzlüğe hizmet etmektedir. Bu tür adımlar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin yeniden ivme kazandırmaya çalıştığı çözüm sürecine ve Kıbrıs'ta ihtiyaç duyulan güven ortamına zarar vermektedir. Kıbrıs Rum liderliğini, hukuki süreçleri siyasi gerilimi tırmandıracak araçlar olarak kullanmak yerine, kapsamlı çözüme hizmet edecek bir anlayışla hareket etmeye ve çözüme odaklanmaya davet ediyoruz. Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesi net ve ortadadır. Bu iradeyi defalarca kanıtlamış bir halk olarak, artık Kıbrıs sorununun adil ve kalıcı bir şekilde çözülmesini istiyor, aynı yapıcı tutum ve iradeyi Kıbrıslı Rumlardan da bekliyoruz.”
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıs Rum liderliğinin mülkiyet meselesini ceza mahkemelerine taşımasıyla ilgili kişisel sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

“Mülkiyet, Kıbrıs sorununun temel başlıklarından biridir ve kapsamlı çözüm müzakerelerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle, siyasi nitelikteki bir sorunun bireysel tutuklamalar ve davalarla çözülebileceği düşüncesi gerçekçi olmadığı gibi adil ve doğru da değildir” ifadelerine yer verilen açıklamanın tamamı şu şekilde;

 

“Kıbrıs Rum liderliğinin, Avrupa Tutuklama Emri’ni kötüye kullanarak mülkiyet meselesini ceza mahkemelerine taşıma ısrarı, adalet sağlama amacı taşımadığı gibi hukuku siyasi hedeflere ulaşmak için bir silah ve araç haline getirmektedir. Fransa’da, Kuzey Kıbrıs'taki taşınmaz işlemleri nedeniyle bir emlak danışmanının tutuklanması ve iade süreçlerinin başlatılması, uluslararası hukukun kötüye kullanılma çabalarının en son örneğini oluşturmaktadır. Yaşananların, uluslararası hukuk sisteminin saygınlığına, Kıbrıs'ta kalıcı barış arayışlarına ve yürütülmekte olan çözüm sürecine büyük zarar verdiği artık anlaşılmalıdır.

Mülkiyet, Kıbrıs sorununun temel başlıklarından biridir ve kapsamlı çözüm müzakerelerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle, siyasi nitelikteki bir sorunun bireysel tutuklamalar ve davalarla çözülebileceği düşüncesi gerçekçi olmadığı gibi adil ve doğru da değildir. Doğru olan yaklaşım, kapsamlı bir çözüme ulaşılana kadar mülkiyet sorununun, uluslararası hukukun bir parçası olan Taşınmaz Mal Komisyonu nezdinde ele alınmasıdır.

Toplumlar arasındaki güven duygusunu zedeleyen bu yaklaşımlar, herhangi bir konudaki sorunu çözmekten çok uzaktır ve yalnızca çözümsüzlüğe hizmet etmektedir. Bu tür adımlar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin yeniden ivme kazandırmaya çalıştığı çözüm sürecine ve Kıbrıs'ta ihtiyaç duyulan güven ortamına zarar vermektedir. Kıbrıs Rum liderliğini, hukuki süreçleri siyasi gerilimi tırmandıracak araçlar olarak kullanmak yerine, kapsamlı çözüme hizmet edecek bir anlayışla hareket etmeye ve çözüme odaklanmaya davet ediyoruz.

Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesi net ve ortadadır. Bu iradeyi defalarca kanıtlamış bir halk olarak, artık Kıbrıs sorununun adil ve kalıcı bir şekilde çözülmesini istiyor, aynı yapıcı tutum ve iradeyi Kıbrıslı Rumlardan da bekliyoruz.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zirvekibris.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.