Rum basını:Avrupa Konseyi Başkanı Costa Kıbrıs sorununda muhatap BM" dedi
Rum basını:Avrupa Konseyi Başkanı Costa Kıbrıs sorununda muhatap BM" dedi
Rum basını, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis ile görüşmesinde AB’nin Kıbrıs sorununa daha aktif katılımı yönündeki çağrıyı BM öncülüğündeki sürece havale ettiğini yazdı.
Gazeteler, Costa’nın AB’nin Türkiye ile ilişkileri üzerinden çözüm çabalarına katkı sağlayabileceğini, ancak BM sürecinin yerine geçecek ayrı bir girişim ortaya koymadığını vurguladı.
Güney Kıbrıs’ı ziyaret eden ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile görüşen Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın, "Artık rutinleşen, AB’nin Kıbrıs sorununa katılımının şart olduğu” söyleminde bulunan Hristodulidis’i BM Genel Sekreteri’ne ve O’nun himayesinde yürütülen sürece havale ettiği bildirildi.
Alithia haberi, “Başkan AB’nin Belirleyici Katılımıyla İlgili Eski Anlatısını Yineledi Ancak Antonio Costa Avrupa’yı BM Sürecinin Yardımcılığı Rolüne Yerleştirdi… Costa Guterres’e Havale Etti” başlık ve spotlarıyla aktardı.
Habere göre, Hristodulidis Costa’ya “Sadece AB’nin, tarafları karşılıklı fayda sağlayacak bir duruma yöneltecek gerekli enstrümanlara sahip olduğu” söylemini yineleyerek, Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonu başkanlarının Antonio Guterres’e gönderdiği ortak mektuba ve Rafaele Fitto’nun AB’nin Kıbrıs Özel temsilciliğine atandığını tekrarladı.
Costa ise, yeni bir Avrupa inisiyatifi, yeni çerçeve veya Türkiye’ye yönelik somut teşvikler açıklamak yerine, AB katkısının kurumsal ve siyasi sınırlarını çizdi. “Kıbrıs’ın tezini destekliyoruz ve BM liderliğindeki diyalog yoluyla çözüm çabalarını da destekliyoruz. Görüşme çerçevesine ve meseleye yaklaşım tarzına saygı duyuyoruz.” dedi.
Gazete, Costa’nın söylediklerinin, sürecin sorumluluğunun ve liderliğinin BM’de olduğunu, AB’nin ise yardım ve destek verebileceğini, teknik bilgi sunabileceği, Türkiye ile ilişkilerini değerlendirebileceğini fakat bunun BM liderliğindeki sürecin yerine geçmek veya paralel otonom bir müzakere süreci üstlenmek anlamına gelmediğini hatırlattığına dikkat çekti.
Hristodulidis’in, AB’nin daha aktif katılımı bütün görüşmelerinde, zirve toplantılarında, söyleşilerinde ve kamuoyuna yönelik açıklamalarında ısrarla tekrar ettiği hatırlatılan haberde bunun, Rum Başkanlık Sarayı’nın “Ana nakaratı” haline geldiği kaydedildi.
Dünkü açıklamasında “Avrupa’nın, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesine ihtiyacı var.” diyen Costa’nın, AB’nin Türkiye ile ilişkileri aracılığıyla da olumlu katkı sağlayabileceğine ancak bütün bunların kesin bir şekilde Genel Sekreter liderliğindeki çaba kapsamında olduğuna vurgu yaptığı belirtildi.
Fitto’nun temsilcilik görevinin Avrupa katkısının BM’nin çabasına bağlamak olduğuna işaret edilen haberde, “Dolayısıyla dünkü görüşmeden çıkan sonucun, Hristoduldis’in yeni bir Avrupa rolü ortaya koyma çabasının benimsenmesi değil, AB’nin BM sürecine destek rolünün yeniden teyidi" olduğuna vurgu yapıldı.
Hristodulidis’in dün, Guterres’e çoklu konferansı toplamasının şart olduğu mesajı göndermiş görünme çabasının da sorunlu olduğuna vurgu yapan gazete, “Asıl mesele, Kıbrıs Rum tarafının, Genel Sekreter’in net mesajlarına ve ortaya koyduğu net taleplere bugüne kadar nasıl cevap verdiğidir.” ifadesine yer verdi.
Gazete, özetle şunlara işaret etti:
“9 Eylül’deki Erhürman-Hristodulidis görüşmesi ve ertesinde Maria Angela Holugin’in gelişi, Guterres’in taraflardan istediği ön hazırlığın ilk gerçek ölçümü olacak. Kişisel Temsilci iki taraftan diyaloğa hazır olduklarını işitmek için gelmeyecek, GYÖ’lerde atım atılıp atılmadığını, metodoloji açısından ortak zemin olup olmadığını ve Kıbrıs sorununun büyük başlıklarında özlü ön hazırlık başlayıp başlayamayacağını saptamaya geliyor. Siyasi irade artık Genel Sekreter’e aleni çağrılarla ne de AB’nin sürece katılımı talebinin tekrarlanmasıyla gösterilebilir. Siyasi irade, somut tutumlar, inisiyatifler ve masadaki sonuçla gösterilebilir.”
Fileleftheros “Brüksel’den Kıbrıs Sorunu Mesajı” başlıklı haberinde, Antonio Costa’nın , AB’nin Kıbrıs sorununun çözüm çabalarına "AB ile Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi aracılığıyla destek vermeye hazır olduğu” mesajını verdiğine işaret etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



